| Ben uykuya dalarken koluma parmağınla bir şey yazabilir misin? | Open Subtitles | يمكنكَ أن تكتب شيئاً على ذراعي بإصبعِكَ بينما أغفو ؟ |
| 3 gecedir uyumadım. uykuya dalar dalmaz, içimde bu hisle uyanıyorum. | Open Subtitles | لم أنم منذ ثلاثة أيام حالما أغفو أستيقظ بشعور غريب |
| Biraz kestireyim dedim. | Open Subtitles | كنت أغفو لوقت قليل وحسب. |
| Biraz kestireyim dedim. | Open Subtitles | كنت أغفو لوقت قليل وحسب. |
| "Neredeyse uyuklarken," | Open Subtitles | "بينما كنت أومئ برأسي على وشك أن أغفو".. |
| "Neredeyse uyuklarken," | Open Subtitles | "بينما كنت أومئ برأسي على وشك أن أغفو".. |
| Sık sık kanepede televizyon izlerken uyuyakalıyorum. | Open Subtitles | آنني كثيرآ ما أغفو على الاريكة, وأنا أشاهد التلفاز |
| Yatağa giriyorum tam uykuya dalacağım birden sağ yanıma bir şey saplanıyor. | Open Subtitles | كلما بدأت أغفو أشعر بألم مفاجئ في الجهة اليمنى من جسمي |
| Muhtemelen spor kanallarını izlerken uykuya dalacağım. | Open Subtitles | ربما أشاهد قناة الرياضة و أغفو على الأريكة |
| Bazen, uykuya dalabilene kadar bu bahanelerime inaniyorum. | Open Subtitles | ببعض الأحيان أصدق أعذاري لدرجة تجعلني أغفو في النوم |
| Bu esneme festivalini izleyip uykuya dalmadan o yeşil huysuzu oraya geri ışınlayın. | Open Subtitles | أعيدو الأخضر التافه قبل أن أغفو بمشاهدة هذا الملل والضجر |
| Uyuyalım. uykuya dalmamı bekle. | Open Subtitles | نذهب إلى النوم وتنتظرين حتى أغفو |
| uykuya dalmadım. Buradayım. Nerede kalmıştık? | Open Subtitles | أنا لم أغفو هنا ، ها أنا أين أصبحنا ؟ |
| ~ Neredeyse uyuklarken | Open Subtitles | أغفو تقريباً |
| Gün içinde rastgele uyuyakalıyorum. | Open Subtitles | تعلم انا أغفو في اوقات عشوائّية في اليوم |
| Hiç gey tanıdığım yok. Will Grace'i izlerken uyuyakalıyorum.* | Open Subtitles | عندما كنت أشاهد ويل وغريس، كنت أغفو. |