| Çok tehlikeli bir adamdan 50.000 borç aldın, seni öldürmesine ramak kalmıştı. | Open Subtitles | إنّك أقترضت 50 ألف دولار من رجل خطير للغاية، بعد أن كان بالفعل يود قتلك. |
| Evet ama karşılığında borç aldınız. | Open Subtitles | لا، دُفع ثمنه من قبل وأنت أقترضت في مقابله |
| Birkaç yıldır bana borç veren bir yatırımcım var. | Open Subtitles | لدي مُستثمراً , قبل بضعة أعوام قد أقترضت منه |
| Şu adamlardan borç para almıştım, onlar da son maçta bilerek az sayı atmamı istediler. | Open Subtitles | أقترضت بعض الأموال من هؤلاء الرجال بعد ذلك طلبوا مني أن أخسر القليل من النقاط بأخر مباراة |
| Hükümet sanki sizden borç para almış gibi davranıyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم تتصرفون وكأن الحكومة أقترضت المال منكم |
| Çok tehlikeli bir adamdan 50.000 borç aldin, seni öldürmesine ramak kalmisti. | Open Subtitles | إنّك أقترضت 50 ألف دولار من رجل خطير للغاية، بعد أن كان بالفعل يود قتلك. |
| Çok tehlikeli bir adamdan 50.000 borç aldın, seni öldürmesine ramak kalmıştı. | Open Subtitles | إنّك أقترضت 50 ألف دولار ،من رجل خطير للغاية .بعد أن كان بالفعل يود قتلك |
| Çok tehlikeli bir adamdan 50.000 borç aldın, seni öldürmesine ramak kalmıştı. | Open Subtitles | إنّك أقترضت 50 ألف دولار من رجل خطير للغاية، بعد أن كان بالفعل يود قتلك. |
| Eğer Big Doug'dan borç alıp geri verirsen bununla ilgili bir problemim yok. | Open Subtitles | لو كنت أقترضت من (بيج دوغ) وسدّدتَ له, فلن يكن لي دور في هذا. |