| Tamam, dudaklarımı oku. Bu iş bitti. | Open Subtitles | أقراء شفاهي الأمر قد انتهى |
| Suçlamaları oku. | Open Subtitles | أقراء الإتهامات |
| Ayrıca, birkaç not kartını okumak ne kadar zor olabilir ki? | Open Subtitles | الزائد، كيف يمكن أن أقراء باقة بطاقات الملاحظة؟ |
| Sessiz bir gece geçireceğimi öğrendiğime göre okumak için bir kaç şey alabilir miyim? | Open Subtitles | حسناً , بما أنني وجد نفسي فجأة في ليلة هادئة هل ستمانع لو أستعرت بعض الضوء كي أقراء |
| Gerçek şu. Ben nehri senin kitap okuduğundan daha iyi okurum. | Open Subtitles | -أنا ممكن أن أقراء النهر أفضل من أن تقراء أنت كتاب |
| Nee-san'ın bıraktığı mektubu okumaya çalışıyorum ama şifrelenmiş olduğu için hiçbir şey anlayamıyorum. | Open Subtitles | ...أقراء الرسالة التي كتبتها أختي مكتوبة بصورة مشفرة ولا استطيع فهمها |
| Pekâlâ, bu akşam üçüncü bölümden okuyacağım. | Open Subtitles | حسنا، هذه الليلة سوف أقراء من الخطوة الثالثة . |
| Pazar, sadece yatakta okurduk. | Open Subtitles | هذا الأحد فقط وأنا أقراء في الفراش |
| Al haritayı sen oku o zaman! | Open Subtitles | إذاً أنت أقراء هذهِ الخريطة! |
| Diğerini de oku. | Open Subtitles | أقراء هذة |
| Hatta size haklarınızı bile okumak zorunda değilim. | Open Subtitles | ليس على حاى حتى أن أقراء حقوقك. |
| Mümkünse ilk bir kaç kelimeyi okumak istiyorum. | Open Subtitles | أود أن أقراء بضع كلمات، اذا امكن |
| Hiçbir şey. Kitap okumak istiyorum. | Open Subtitles | لاشيء, أريد أن أقراء |
| Ben de okurum. Dünya yerinden oynuyor. | Open Subtitles | سوف أقراء الأخبار أنا سوف أخبرك ماذا يوجد من الأخبار |
| Her hafta bütün sinema dergilerini okurum. | Open Subtitles | في كل أسبوع أقراء مجلات الأفلام |
| Kitap okumaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا احاول أن أقراء |
| Bunu oğluma okumaya alışıktım. | Open Subtitles | ! كنت أقراء هذه لأبني |
| Evde kalıp okuyacağım. | Open Subtitles | سأبقى فى البيت، أقراء. |
| Evde kalıp okuyacağım. | Open Subtitles | سأبقى فى البيت، أقراء. |
| Pazar, sadece yatakta okurduk. | Open Subtitles | هذا الأحد فقط وأنا أقراء في الفراش |