| Aslında, daha sizinle gelmeye karar vermedim. | Open Subtitles | في الواقع، لم أقرّر بعد إن كنتُ سأرافقكم أم لا |
| Avrupa, iki takım mı yoksa üç takım mı olacağınıza karar vermedim. | Open Subtitles | أوربا، لم أقرّر ما إذا كنت سأوزّعكم في فريقين أو ثلاثة. |
| Bu yıl ne ekeceğimize karar veremedim. | Open Subtitles | لم أقرّر بعد ماذا نزرع هذا العام |
| ben seninle yatmaya, ya da seni öldürmeye karar veririm. | Open Subtitles | أنا فقط أقرّر سواء أريد الممارسة الجنس مع أو يقتلك. |
| Daha önce de dediğim gibi henüz kararımı vermedim. | Open Subtitles | كما قلتُ سابقًا، فأنا لم أقرّر ما يحمله ليّ المستقبل |
| Dünyadaki dalış partnerlerimden bazılarına ulaşmaya karar verdim. | Open Subtitles | أقرّر الوصول إلى حل البعض من احتضاري شورك حول العالم |
| Devam edip etmeyeceğime karar vermem gerek. Chet'i sevdiğini düşünüyordum. | Open Subtitles | كما يقولون ، عليّ أن أقرّر إذا كنتُ سأقبل أو لا |
| Ben bir şeye karar vermedim. Seninle konuşmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا لم أقرّر أيّ شيء أنا أحاول أن أتكلّم معكِ |
| Henüz ne yapacağıma karar vermedim. | Open Subtitles | أنا لم أقرّر ماذا سأفعل بهِ بعد |
| Aslında, daha sizinle gelmeye karar vermedim. | Open Subtitles | في الحقيقة لم... . لم أقرّر بعد إن كنتُ سأرافقكم |
| Yani, ilişkimizi bitirip bitirmeyeceğime henüz karar vermedim, ...bu yüzden ben de bütün o yeni şeylerle işe devam ettim. | Open Subtitles | أعني، لم أقرّر بعد إن كنتُ سأنهي العلاقة أم لن أفعل -لذا سايرتُ الأمور الجديدة و ما شابه |
| Hayatımın böyle olmasına ben karar vermedim. | Open Subtitles | لم أقرّر أنّه يجب أنْ تكون حياتي هكذا. |
| Bunun iyi bir iş olduğuna mı yoksa inanılmaz aptalca mı olduğuna karar veremedim doğrusu. | Open Subtitles | لا استطيع أن أقرّر بأنّ كان ذلك حقّاً حيلة... أو غباء لا يُصدق |
| Ben hangi türlü daha çok sevdiğime karar veremedim. | Open Subtitles | لم أقرّر كيف يبدو أفضل أفضل... |
| Yok, sadece karar veremedim. | Open Subtitles | لا، لم أستطع أن أقرّر و حسب. |
| Ne yapılıp yapılmayacağına ben karar veririm. | Open Subtitles | أنا أقرّر ماذا يجب وماذا لا يجب أن يكون، حسنٌ؟ |
| Dönünce nereye gideceğine karar veririm. | Open Subtitles | سوف أقرّر إلى أين تذهبين عِندما أعود |
| Daha önce de dediğim gibi henüz kararımı vermedim. | Open Subtitles | كما قلتُ سابقًا، فأنا لم أقرّر ما يحمله ليّ المستقبل |
| Daha önce de dediğim gibi henüz kararımı vermedim. | Open Subtitles | كما قلتُ سابقًا، فأنا لم أقرّر ما يحمله ليّ المستقبل |
| - Tamam, tamam. Motosiklet almaya karar verdim. Kırmızı bir Harley. | Open Subtitles | أقرّر شراء درّاجة ناريّة، من طراز "ريد هارلي" |
| Bir zamanlar bana nasıl bir adam olacağıma karar vermem gerektiğini söylemiştin. | Open Subtitles | أخبرتني ذات مرّة أنّه يتوجّب عليّ أنْ أقرّر أيّ نوع مِن الرجال أريد أنْ أكون |
| Bir yere gideceğimizde ne alacağımıza benim karar vermemi isterdi. | Open Subtitles | جعلتني أقرّر ما آخذه لو كان لا بدّ لنا أن نذهب. |
| Hanginizin daha beceriksiz yalancı olduğuna karar vermeye çalışıyorum. O mu sen mi? | Open Subtitles | أوَتعرفان، أحاول أن أقرّر من هو أسوأ كاذب، هو أم أنتَ |
| Aranızdaki en kötünün kim olduğuna karar verdikten sonra kimin gideceğine karar vereceğim. | Open Subtitles | سأقرر من ينتقل منكم بعد أن أقرّر من هو أفشلكم |
| Çünkü daha ne yapacağıma karar vermemiştim. | Open Subtitles | لأنّني لم أقرّر بعد ماذا سأفعل بشأن هذا |