| Bu arada, ben de senin burada daha rahat etmeni sağlarım. | Open Subtitles | في هذه الأثناء، أستطيع أن أجعلَ إقامتكَ هنا أكثرَ راحة |
| daha rahat olur. | Open Subtitles | إعتقدتُ بأنّه سَيَكُونُ أكثرَ راحة. |
| Bu günah çıkartma seansını bir kenara bırakıp ofisime gitsek daha rahat hisseder misin? | Open Subtitles | تَكُونُ أكثرَ راحة إذا نحن نَضِعُ هذا الطقس الديني جانباً... ... ودَخلَمكتبَي؟ |
| Kabinin güvenli olmadığını düşünüyorsanız, belki de aşağıdaki kargo bölümünde daha rahat olursunuz. | Open Subtitles | إذا أنت لا تُفكّرُ بأنّ الحجرةَ آمنةُ، ربما أنت سَتَكُونُ أكثرَ راحة... الطابق السفلي الطائر في خليجِ الشحنَ؟ |
| - Evet, ona gelince kendinizi daha rahat hissedeceğinizi düşündüm. | Open Subtitles | أنا أَعتقدُ أنك سَتَكُونُ أكثرَ راحة |
| Çoğunlukla burada olduğunu bilirsek içimiz daha rahat olacak. | Open Subtitles | نَبْدو أكثرَ راحة... -... يَعْرفُكهناأغلبالوقتِ. |