| L've kendimi kanıtlanmıştır. l've birden fazla maruz elde sizi kurtardı. | Open Subtitles | لقد أثبت نفسي . لقد أنقذتكم من الفضيحة أكثر من مرة |
| Belkide ona, seni duyabilmesi için, ne hissettiğini birden fazla kez söylemelisin | Open Subtitles | ربما عليك أن تخبره بمشاعرك أكثر من مرة كي يسمعك حقاً أتفهم؟ |
| O kadar kısa ki genelde art arda birkaç kez okunuyor. | TED | في الحقيقة، إنه قصير جداً، وعادةً يُغنّى أكثر من مرة. |
| Sokak köşelerinde sakso çekmekten birçok kez oğlunuzu tutuklamıştık. | Open Subtitles | لقد قبضنا عليه أكثر من مرة لممارسته مص القضيب عند ناصيه الشارع |
| Eğer aynı sayıyı bir kereden fazla gösterirse, 60'dan büyük bir sayıyı gösterirse ya da tam olmayan bir sayıyı gösterirse, oda havaya uçacak. | TED | إذا أظهرت الرقم ذاته أكثر من مرة رقم أكبر من 60، أو رقم غير صحيح، ستنفجر الغرفة. |
| Evet o kalpsiz kaltak kıçını bir kaç kez kurtardı. | Open Subtitles | نعم , لكن هذه العاهرة الباردة أنقذتك أكثر من مرة |
| O muhtemelen onunla birden fazla yatmak zorunda bile kalmamıştır. | Open Subtitles | من المحتمل أنها حتى لم تنم معه أكثر من مرة |
| Okulda günde birden fazla kavga ettiğimi hatırlıyorum. | TED | وقد كافحت في المدرسة أكثر من مرة في اليوم |
| birden fazla sefer, uyuya kaldım ve seansın sonunda beni yoldan itmeleri gerekti. | TED | وكنت أغط في النوم في أكثر من مرة وكان على من كانوا داخل الغرفة أن يدفعوني بعيداً عن الطريق في نهاية كل جلسة علاج |
| Eski karısına birkaç kez saldırdı. Kadın dava açmadı. | Open Subtitles | اعتدى على زوجته السابقة أكثر من مرة و لكنها أسقطت التهم |
| birkaç kez 'Yanlış adım' dendiğini duydum. | Open Subtitles | حقا لقد أستمعت ألى كلمة , فيوربيل , أكثر من مرة |
| Tuhaf. Aslında birkaç kez aklımdan sana rastlayabileceğim geldi.. | Open Subtitles | هذا غريب، لقد خطرت بذهني أكثر من مرة فكرة أنني قد ألتقي بك مصادفة |
| Sana birçok kez bildiğim şeyleri tekrarlamamanı söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتك أكثر من مرة أن لا تكرّري أشياء أعرفها |
| birçok kez hayatımızı kurtardın. Sana borçluyuz. | Open Subtitles | لقد انقذت حياتنا أكثر من مرة ، نحن ندين لك |
| Bu şeyler hayatımı birçok kez kurtardı ve gerektiğinde nasıl gözden kaybolunacağını bilirim. | Open Subtitles | هذه الأشياء أنقذت حياتي أكثر من مرة وأعرف كيف أكون غير واضح حين أحتاج هذا |
| Biliyorsun Kit çünkü sen sonunda erkekle bir kereden fazla yatmanın ilişkilerde uzmanlaştırmayacağına kendini inandırdın. | Open Subtitles | أتعلمين ، كيت كونك أخيرا أقنعت شاب أن ينام معك أكثر من مرة لا يجعلك خبيرة علاقات |
| Sana kaç kez ofisi arama demiştim. | Open Subtitles | أخبرتك أكثر من مرة أن لا تتصلي بي في المكتب وقعي هنا |
| Sana kaç kere böyle olmasın dedim. | Open Subtitles | ألم أخبرك أكثر من مرة أن تدعه حتى يصاب بالرطوبة؟ |
| Ameliyathanelerde geçirdiğim 30 yıl boyunca bir çok kez kesildim. | Open Subtitles | ثلاثين عاماً في غرف العمليات لقد جرحت أكثر من مرة |
| Sana bir kez daha soracağım, Caitlin. | Open Subtitles | كيتلين، وانا ذاهب لأطلب منكم أكثر من مرة. |
| Tarih, tekrar tekrar bu paradoksa bir yanıt buldu. | TED | وقدم التاريخ أكثر من مرة جواباً على هذا التناقض. |
| Abisi devlet destekli milisler tarafından katledildi ve kendisi sırf yanlış partiye oy verdiği için defalarca tecavüze uğradı. | TED | قتل شقيقها من قبل ميليشيا ترعاها الدولة, و تعرضت للاغتصاب أكثر من مرة لمجرد انتمائها للحزب الخطأ. |
| pek çok kez Vera Donovan'ı ölümle tehdit ettiğinizi duymuş. | Open Subtitles | قالت أنها سمعتك أكثر من مرة تهددين بقتل فيرا دونوفن |