| Ve sonra aynı konuyu dinlemekten sıkılınca Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | حتى أني قد سئمت من هذا الأمر وبدأت أكره نفسي |
| Bu düşünceden nefret ediyorum. Böyle bir şey yaptığımda Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | أقصد أني أكره الفكرة بكاملها, أكره نفسي عندما أقوم بمثل هذة الأشياء |
| Seni bugün bile sevmediğim gerçeği yüzünden Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | أكره نفسي لواقع أن حتى اليوم، لا زلت لا أحبك |
| Theresa! Biliyorum dün benden nefret ettin. Bende dün Kendimden nefret ettim. | Open Subtitles | أنا أعرف أنك تكرهينني من البارحة أنا نفسي أكره نفسي من البارحة |
| Hatırlayabildiğim kadarıyla yazdığım ilk şiir mısraları Kendimden nefret etmemi isteyen dünyaya bir cevap niteliğindeydi. | TED | أحد الأسطر الأولى من الشعر التي كتبته كان استجابة لعالم طلب مني أن أكره نفسي. |
| Bu yüzden Kendimden nefret ediyorum, ama seni görmeden ölemezdim! | Open Subtitles | لكم أكره نفسي لأنني لم استطع إنهاء حياتي بيدي |
| Gizlenmeye çalışıyordum. Kendimi değersiz hissediyorum. Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | كنت أحاول إخفاء نفسي.شعرت بالحقارة أصبحت أكره نفسي |
| Benden nefret ettiğini biliyorum Zeyna... Kendimden nefret ettiğimden daha fazla değil. | Open Subtitles | أعلم بأنك تكرهيني ليس أكثر مما أكره نفسي |
| Onun hayatında yutkunamadığı bir yumru olacağım için de Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | أكره نفسي لكوني تسببت له بالألم في حياته |
| Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | كان عليّ القيام بذلك. و الآن أنا أكره نفسي. |
| Benden muhtemelen nefret ediyorsundur çünkü ben bile Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | ،بالتأكيد أنك تكرهني الآن لأني أكره نفسي |
| Tamam, bu bir yalandı ve bu nedenle kendimi çok kötü hissediyorum! Kendimden nefret ediyorum! | Open Subtitles | حسنٌ, تلك كانت كذبة, أنا أشعر بالآسى حيالها, أنا أكره نفسي |
| Tanrım, bazen Kendimden nefret ediyorum. Neden insanlara acımasızca şeyler söylüyorum? | Open Subtitles | يا إلهي، أنا أكره نفسي في بعض الأحيان لماذا أقول دائما الأشياء المريعة للناس؟ |
| Kendimden nefret ettim şimdi, ama ne kadar sinir bozucu olduğunu gördün mü? | Open Subtitles | حسناً، أنا أكره نفسي لكن أنتَ ترى كم ذلك هو مزعج؟ |
| Geçen hafta spora gitmediğim için Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | وأنا أكره نفسي حقاً لأني أفوت مركز اللياقه الأسبوع الماضي |
| Kendimden nefret etmiyorum, baba. | Open Subtitles | أبي, أنا لا أكره نفسي. فقط المدرسة الثانوية لكن لا بأس |
| Annemi incitmem hataydı ve bu yüzden Kendimden nefret ediyorum. | Open Subtitles | إيذاء والدتي كان غلطة و أكره نفسي بسبب ذلك |
| Kendimden nefret ediyorum. İşte ortak noktamız. Hemşire Ratched, ikimiz de benden nefret ediyoruz. | Open Subtitles | أنا خنزير و أكره نفسي هذا ما نتشارك به أيتها الممرضة |
| - Bu yüzden her gün Kendimden nefret ediyorum! - Biliyorum. | Open Subtitles | و أنا أكره نفسي يوميا بسبب هذه الحالة أنا أعرف |
| Bu sözü veren kendimden ne nefret ediyorum ne de korkuyorum. | Open Subtitles | أنا لم أخاف أو أكره نفسي التي تحافظ على هذه الوعود |
| Her şeyde kazanır ve bazen onun yanında olduğum zaman kendimden hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | تفوز بكلّ شيء وأحياناً، أكره نفسي عندما أكون بجوارها |