| Bebek, sende partiden kaçmanın zamanının geldiğini düşünmüyor musun? | Open Subtitles | عزيزى ألا تظنّ أن الوقت قد حان لتبدأ حفلك؟ |
| Senin danışmanın olduğumu sanıyordum Adam. Eğer elinde bir koz varsa bunu benimle paylaşman gerektiğini hiç düşünmüyor musun? | Open Subtitles | لو أنّ لديكَ ورقة رابحة، ألا تظنّ أنّ عليك مشاركتها معي؟ |
| Bertrand, onun biraz saldırgan olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | "برتراند"، ألا تظنّ أنّها متغطرسة قليلًا؟ |
| Bebeğim, sence de senin şu parti eğlencelerini ortaya çıkarmanın vakti gelmedi mi? | Open Subtitles | عزيزى ألا تظنّ أن الوقت قد حان لتبدأ حفلك؟ |
| Benim yokluğumda işler kötüye gitmiş. sence de olanları arkamızda bırakmanın vakti gelmedi mi? | Open Subtitles | ساءتِ الأمورُ مُذ رحلتُ، ألا تظنّ الوقتَ حان لنضعَ ما حدث وراءنا؟ |
| Bunun Pakistan için çok aşağılayıcı olduğunu düşünmüyor musunuz? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّ هذه الحادثة مهينة لباكستان؟ |
| - sence de tüm bunların valiliğe adaylığımı düşündüğüm anda olması manidar değil mi? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّه مُضحك أنّ كلّ هذا يحدث باللحظة التي أفكّر فيها بالترشح لمنصب الحاكم؟ |
| Şimdi beni basite indirgediğini düşünmüyor musun? Hayır. | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّك تبسّطني كثيراً الآن؟ |
| Bunun biraz fazla olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّ هذا متطرّف بعض الشيء؟ |
| O şekilde daha gerçekçi olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنها كانت أكثر مصداقيّة هكذا؟ |
| Kaba davrandığını düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّكَ قاسٍ بعض الشّيء؟ |
| Bunun bira tuhaf olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ إنّ الأمر غريب نوعاً ما ؟ |
| Onun züppenin teki olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ بأنّها متكبّرة؟ |
| Benim açıklamamın daha iyi olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تظنّ أن تفسيري أفضل؟ |
| Bir erkek için oldukça ağır, sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | ألا تظنّ أن هذا عقبٌ طويلٌ جداً لحذاء رجل؟ |
| Bu eğlenceyi kaçırıyor ama, sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | حسناً، ذلك يُفسد المُتعة نوعاً ما، ألا تظنّ ذلك؟ |
| Burada olman, bencilce gizli günü birazcık zorlaştırıyor, sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | تواجدكَ هنا يجعل من يومكَ الأنانيّ السرّيّ صعب قليلًا، ألا تظنّ ذلك؟ |
| Eminim Graysonların 4 Temmuz partisi mükemmel bir ortam vazifesi görecek, öyle düşünmüyor musunuz? | Open Subtitles | أنا متأكدة أن حفل آل (غرايسون) لإحياء ذكرىالرابعمن يوليو... سيكون بمثابة خلفية مثاليّة، ألا تظنّ ذلك؟ |
| Eminim Graysonların 4 Temmuz partisi mükemmel bir ortam vazifesi görecek, öyle düşünmüyor musunuz? | Open Subtitles | أنا متأكدة أن حفل آل (غرايسون) لإحياء ذكرى الرابع من يوليو... سيكون بمثابة خلفية مثاليّة، ألا تظنّ ذلك؟ |
| - sence de hak etmiyor mu bunu? | Open Subtitles | ألا تظنّ بأنّه يستحقّ ذلك؟ |
| Sizce de bu garip değil mi? | Open Subtitles | ألا تظنّ أنّ هذا غريب؟ |