| Çünkü sürekli seni izlemek ve senin için endişelenmek çok yorucu. | Open Subtitles | لكن السبب أنه أمر مرهق أن أراقبك وأقلق بشأنك طوال الوقت |
| Belki de öyle, fakat mükemmelliği aramak çok stresli demek spor yapmak çok yorucu demekle aynı şey. | TED | حسنًا، ربما، ولكن القول بأن السعي لبلوغ الكمال أمر مرهق كالقول بأن ممارسة الرياضة أمر منهك للغاية. |
| Seni sevmek çok yorucu. Bir şey istediğimde sana yalvarmak zorunda kalıyorum. | Open Subtitles | محبتك أمر مرهق دائما يتوجب إن اتوسل إليك |
| Hiçbir şey yapmamak gerçekten çok yorucu bir şey. | Open Subtitles | ألا تقوم بشيء ما, وبالرغم من ذلك تفكّر أثناء الأمر، أمر مرهق. |
| Hayır, kelebek olmak çok yorucu. İki hafta yaşamalarına şaşmamalı. | Open Subtitles | أجل، أمر مرهق أن تكون فراشة، لا عجب أنها تعيش أسبوعين فقط |
| Güzel,güzel çünkü kalbi kırık insanları avutmak çok yorucu. | Open Subtitles | جيد، جيد، لأن محاولة التخفيف عن مكسوري القلب أمر مرهق. |
| Aileleri bir araya getirmek, çok yorucu bir iş. | Open Subtitles | إعادة لم شمل العائلات , أمر مرهق جدا |
| Bu savaşı tek başına yapıyor olmak çok yorucu olmalı. | Open Subtitles | محاربة هذه الحرب لوحدك أمر مرهق جداً |
| Oyaladım. çok yorucu. | Open Subtitles | لقد كنت أفعل هذا، إنه أمر مرهق. |
| çok yorucu bir iş. | TED | وهذا أمر مرهق. |
| Film stüdyosu işletmek çok yorucu. | Open Subtitles | إدارة استيديو أفلام أمر مرهق |