| Tabii, kusura bakma. Dedikoduyla hiç işi olmayan tipten bir insansındır zaten. Seninle tanıştığım an böyle olduğunu öğrenmiştim. | Open Subtitles | نعم, أنا اسفه, لقد ادركت انك ذالك الشخص الذي يترفع عن الثرثره عرفت ذالك من اول لحظه رأيتك بها |
| Ancak kusura bakma sen ol veya olma ama tutuklu çalışanımız değişecek. | Open Subtitles | لكن أنا اسفه سوف تكون هناك مساعدة جديدة للسجناء غير ليز إن كانت انتي أو غيركي |
| Yok tabii, kusura bakma. Cidden unut gitsin. | Open Subtitles | بالتأكيد لا , أنا اسفه فقط انسى الموضوع |
| Tabii, doğru, çok anlarsın ya. Özür dilerim. Çok özür dilerim. | Open Subtitles | صحيح كأنك تعلمين ماهو جيّد أنا اسفه أنا اسفه |
| Çok özür dilerim. Mara'nın bu kadar ileri gideceğini düşünmemiştim. | Open Subtitles | أنا اسفه لم اكن اعلم أن مارا ستذهب بعيدا الى هذا الحد |
| Bunu duyduğuma çok üzüldüm çünkü artık bu önemli bir olay ve sen yazmazsan, yazacak başkasını bulurum. | Open Subtitles | أنا اسفه لسماع هذا ولكن هذا قضيه مهمه الان ان كنت لا تريدها فسأعطيها لشخص اخر |
| Ben de, kusura bakma. | Open Subtitles | انا ايضاً. أنا اسفه |
| kusura bakma. | Open Subtitles | أنا اسفه |
| kusura bakma. | Open Subtitles | أنا اسفه |
| Seni buraya sürüklediğim için Çok özür dilerim. | Open Subtitles | أنا اسفه جداً لانني سحبتكِ هناك |
| - Baba, hayır! Çok özür dilerim. | Open Subtitles | أبي , كلا أنا اسفه |
| Brian, Çok özür dilerim. | Open Subtitles | براين , أنا اسفه جدا |
| Hayatım, Çok özür dilerim. | Open Subtitles | عزيزي , أنا اسفه للغاية |
| Hayatım, Çok özür dilerim. | Open Subtitles | عزيزي , أنا اسفه للغاية |
| Kötü olmuş. üzüldüm çocuk. Canını sıktığını biliyorum. | Open Subtitles | سحقاً, أنا اسفه يافتاة ,انا اعلم انها حصلت عليك |
| Teyzen'e üzüldüm. | Open Subtitles | أنا اسفه بشأن عمتك |
| Aman Tanrım. Çok üzüldüm, Jackie. | Open Subtitles | يا إلهي ، أنا اسفه يا جاكي |