| Ya kendinden çok daha önemli bir fikir için savaşıyorsun ya da kendin için savaşıyorsun. | Open Subtitles | أنت إما ان تقاتل من أجل فكرة اكبر منك أو أنت تقاتل من أجل نفسك |
| En kötü ihtimallere rağmen hastaların için savaşıyorsun ama özel hayatında işler kötüleşince ormana gidip içiyor ve sakal bırakıyorsun. | Open Subtitles | أنت تقاتل من أجل مرضاك ضد أسوأ الاحتمالات، لكن عندما تصبح الأمور سيئة على النحو الشخصي، تختفي... |
| Bunun için yanlış tarafta savaşıyorsun, Gabriel. | Open Subtitles | - أنت تقاتل في الجانب الخاطيء من هذا، "جابرييل " |
| İyi dövüşüyorsun. Bize katılmalısın. | Open Subtitles | أنت تقاتل بشكل جيّد، عليك الإنضمام إلينا. |
| Bir daha dövüşmemek için dövüşüyorsun. | Open Subtitles | أنت تقاتل حتى لا تضطر إلى أن تقاتل مجدداً |
| Boşluk ile mücadele et, adam ile değil. | Open Subtitles | أنت تقاتل مع الفضاء و لست تقاتل مع الرجل |
| O siperde seninle beraber olan asker arkadaşların için savaşırsın. | Open Subtitles | أنت تقاتل لأجل زملاءك الجنود الذين في الحفرة معك |
| Düşmanla bir savaşa girdin ve bu süreçte bir sürü hayat kurtardın. | Open Subtitles | أنت تقاتل الأعداء وتنقذ أرواحًا من خلال هذا |
| Neden Osmanlılar için savaşıyorsun? | Open Subtitles | لم أنت تقاتل بجانب العثمانيين؟ |
| Neden Osmanlılar için savaşıyorsun? | Open Subtitles | لم أنت تقاتل بجانب العثمانيين؟ |
| Ne zamandan beri Apachelerle savaşıyorsun? | Open Subtitles | منذ متى أنت تقاتل الاباتشي؟ |
| Reggie. Ülken için savaşıyorsun... Çok tatlısın. | Open Subtitles | (ريغي), أنت تقاتل من أجل بلادك أنت رجل نبيل |
| Hayır, sen savaşıyorsun, onlar pazarlık yapıyor. | Open Subtitles | لا ، أنت تقاتل هم يفاوضون |
| Mike, sen yapılması gerekeni yapma hırsı olmayan insanlar için savaşıyorsun. | Open Subtitles | مايك) ، أنت تقاتل من أجل بلادك) التى ليس لديها الحماس للقيام بما هو ضروري |
| Senden büyüklerin gücüyle dövüşüyorsun. Ama o gücü düzgün kullanacak disiplinden uzaksın. | Open Subtitles | أنت تقاتل بقوة رجال تفوق سنك، ولكنك تفتقر الانضباط في تسخير تلك القوة. |
| Oldukça iyi dövüşüyorsun. Buna bir diyeceğim yok. | Open Subtitles | أنت تقاتل ببراعة يجب أن أعترف بذلك |
| - Kılıcımla yaşarım. - Para için dövüşüyorsun. | Open Subtitles | ـ أنا أعيش بسيفى ـ أنت تقاتل بالأجر ؟ |
| - Bir daha vur ona. - Baban gibi dövüşüyorsun. | Open Subtitles | اضربنى مرة أخرى ـ أنت تقاتل كأبيك |
| İyi dövüşüyorsun. - Neden buraya düştün? | Open Subtitles | أنت تقاتل جيداً ماذا جاء بك هنا؟ |
| Boşluk ile mücadele et, adam ile değil. | Open Subtitles | أنت تقاتل مع الفضاء و لست تقاتل مع الرجل |
| Sen altın için savaşırsın bana fiyatını söyle. | Open Subtitles | أنت تقاتل من أجل الذهب، لدي الكثير من الذهب، خذ ما تُريد |
| Düşmanla bir savaşa girdin ve bu süreçte bir sürü hayat kurtardın. | Open Subtitles | أنت تقاتل الأعداء وتنقذ أرواحًا من خلال هذا |