| Meşgul bir adam olduğunu biliyorum. Sana biraz zaman kazandırayım dedim. | Open Subtitles | أعرف أنك رجل مشغول، لكنني فكرت بأن أوفر لك بعض الوقت |
| Gel, çok zeki bir adam olduğunu duydum. Beni neden aradığını merak ettim. | Open Subtitles | بربك، لقد سمعت أنك رجل ماهر، وأنا في شوق لمعرفة لماذا طلبت لقائي. |
| Seni görmeyi kabul ettim, çünkü ciddi ve saygıdeğer, biri olduğunu duydum. | Open Subtitles | لقد وافقت أن أقابلك لأننى سمعت أنك رجل جدى يجب معاملتة باحترام |
| Seni görmeyi kabul ettim, çünkü ciddi ve saygıdeğer biri olduğunu duydum. | Open Subtitles | لقد وافقت أن أقابلك لأنني سمعت أنك رجل جدي يجب معاملتة باحترام |
| En önemli husus ise kesinlikle ve kesinlikle, Melchett'in senin erkek olduğunu anlamaması gerekiyor. | Open Subtitles | الآن, المهم ألا يعرف ميلشيت أنك رجل تحت أي ظرفٍ كان. |
| Bende bu sivri dil varken mi? Tek söyleyebileceğim, cesur bir adamsın. | Open Subtitles | بقبلة منى ، كل ما يمكننى قوله لك هو أنك رجل شجاع |
| Az önce dindar bir adam olduğunuzu söylediniz. | Open Subtitles | "الآن يا سيد " سيلرز لقد قلت تواً أنك رجل متدين |
| Ona sizinle konuşacağımı ve makul biri olduğunuzu söyledim. | Open Subtitles | لقد وعدتها أنني سأتحدث معك و أنك رجل عقلاني |
| Asla iyi bir adam olduğunu söyleyemem ama soykırım yapan biri için çalışmak? | Open Subtitles | أنا لن أقول أبداً أنك رجل طيب، لكن أن تقف في صف قاتل؟ |
| İnsanlar tanrısına adanmış bir adam olduğunu anlayınca çok farklı davranıyorlar. | Open Subtitles | الناس يعاملونك بشكل مختلف عندما يكتشفوا أنك رجل الله |
| Ve eğer bu yaptığın, ona güvenilir bir adam olduğunu göstermekse... istersen biraz daha yemek tiyatrosu yapabiliriz. | Open Subtitles | لكن إذا كانت هذه طريقتك لتريها أنك رجل متزن أظن أننا يمكن أن نقوم بمسرح عشاء أكثر إذا أردت |
| Sadece sana bebek sahibi olmayı çok isteyen bir adam olduğunu ve karına yeteri kadar sevgi göstermen gerektiğini hatırlatıyorum. | Open Subtitles | فقط أُذكركَ أنك رجل سيحظى بطفل أراده بشدة وعليّكَ أن تُري زوجتكَ العاطفة المناسبة لهذا |
| Harika biri olduğunu düşünüyorum ve böyle düşünmeye devam etmek istiyorum. | Open Subtitles | اعتقد أنك رجل مميز, و أريد فقط أن اظل أعتقد ذلك. |
| Koca adam mısın sen? Ne büyük biri olduğunu mu göstermek istiyorsun? | Open Subtitles | هل أنت رجل كبير، هل تريد أن تظهر كم أنك رجل كبير؟ |
| Bak, senin garip biri olduğunu düşünüyorum. Belki birazcık kibirli ama harika birisin. | Open Subtitles | . انظر , أعتقد أنك رجل مدهش . منهمك إلى حد ما ، ربما ، لكن عظيم |
| Elindeki o silahla erkek olduğunu sanıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تعتقد أنك رجل بهذا المسدس الذي بيدك أليس كذلك ؟ |
| Bununla baş edebilecek kadar erkek olduğunu sanmıştım. | Open Subtitles | ، لقد ظننت أنك رجل بالقدر الكافى تستطيع التصرف فى ذلك الموقف |
| Bir erkek olduğunu ve başka bir erkeğin sana masaj yaptığını düşün, ve masaj senin için güzel ve rahatlatıcı. | Open Subtitles | افرض أنك رجل و أن رجل آخر يقوم بتدليكك و هو جميل و مهديء للأعصاب |
| - Sen bulunması zor bir adamsın. | Open Subtitles | أنت تعلم أنك رجل من الصعب إيجاده لا،لست كذلك |
| Çünkü isminizi duydum ve zeki bir adam olduğunuzu biliyorum. | Open Subtitles | لأنني سمعت عنك وأعرف أنك رجل ذكي |
| Ona sizinle konuşacağımı ve makul biri olduğunuzu söyledim. | Open Subtitles | لقد وعدتها أننى سأتحدث معك و أنك رجل عقلانى |
| Bir Numara, çok zeki bir adama benziyorsunuz, neden yeteneklerinizi... namuslu bir meslek edinmek için kullanmadınız? | Open Subtitles | شكراً، رقم واحد لماذا على الرغم من كل مواهبك و أنت من الواضح أنك رجل ذكي جداً لماذا لم تحاول العمل في مهنة شرعية ؟ |
| Sözünün eri olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | و قد كان بيننا رهان، و أعلم أنك رجل تحفظ وعودك. |
| Çok meşgul bir insan olduğunu kabul etmek zorundayım ve eminim ki senin çok az ilgini çekebilmek için yaygara koparan insanlar vardır. | Open Subtitles | يجب أن أعترف أنك رجل مشغول وأنا أعلم أن هناك أشخاص كثيرين يحتاجون الى أهتمامك بشكل خاص |
| Demek ki gücün peşindeydiniz, Bay Wynand ve pratik bir insan olduğunuzu düşünüyordunuz. | Open Subtitles | إذا انت كنت تسعى وراء القوة، سيد ويناند وكنت تعتقد أنك رجل عملى |