| Evli bir adam. Poirot'a ulaşmak için Bayan Lemon'u kullandı. | Open Subtitles | أنه رجل متزوج ,وقد أستغل الانسة ليمون بدم بارد .. |
| O iyi bir adam, Daniel. Sadece çok fazla baskı altında. | Open Subtitles | أنه رجل جيد , دانيال ولكنه يقع تحت الكثير من الضغط |
| O harika bir adam ve ortak çok noktamız var. | Open Subtitles | أنه رجل جيد ونحن لدينا الكثير من الاشياء المشتركة بيننا |
| Polise onun kendi halinde garip, küçümen bir adam olduğunu söylüyorlar. | Open Subtitles | أخبروا الشرطة أنه رجل غريب منطوي على نفسه. |
| Annesi onun erkek olduğunu ispatlamasını bekliyor. | Open Subtitles | تريد والدته الإنتظار لتثبت للجميع أنه رجل |
| Erken yatar, erken kalkarlar. İyi bir adamdır. Adı Norman. | Open Subtitles | ينامون مبكرا ويصحون مبكرا أنه رجل لطيف.اسمه نورمان. |
| O ayrıca oldukça yakışıklı, dünya tatlısı bir adam ve oldukça maskülen. | TED | كما أنه رجل لطيف ووسيم ومحب، وغاية في الرجولة. |
| Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler. | TED | عندما تنظر لوجه المهندس المعماري، معظم الناس يعتقدون أنه رجل أبيض شائب الشعر. |
| O konuda asla konuşmuyor, elbette, ama o kolu kanadı kırık bir adam. | Open Subtitles | أنه لا يتحدث عن ذلك أبداً بالطبع , أنه رجل محطم |
| O konuda asla konuşmuyor, elbette, ama o kolu kanadı kırık bir adam. | Open Subtitles | أنه لا يتحدث عن ذلك أبداً بالطبع , أنه رجل محطم |
| O gerçek bir kahraman, iyi bir adam. Bugün dönmek zorunda değildi. | Open Subtitles | أنه رجل شجاع , رجل طيب لم يكن مضطراً للعودة اليوم |
| İşte, halife geliyor. Gülümse. Çok iyi bir adam. | Open Subtitles | اوه , الخليفه يأتى إلى هنا الان , أبتسم له , أنه رجل لطيف |
| Bu tür bir adam mı istiyorsun? | Open Subtitles | هو متأكد أنه رجل ما نوع الرجل الذى تريده ؟ |
| Tamam, ben öyle düşünmüyorum. Ben onun iyi bir adam olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | حسناً أنا لا أعتقد هذا أنا أعتقد أنه رجل لطيف |
| Yeni bina sahibiyle konuşamayacak olman yazık çünkü mantıklı bir adam olduğunu duydum. | Open Subtitles | إذاً لن تقومي بالكلام مع مالك المبنى الجديد ما سوف يعيبك لأنني سمعت أنه رجل واقعي |
| Beyaz bir erkek olduğunu biliyoruz. Sıska, 30 ile 50 yaşları arasında. | Open Subtitles | الآن، نحن نعلم أنه رجل أبيض رشيق، ما بين عمر 30 و 50 |
| Poponu eller ama buna rağmen dostluk edebileceğin iyi bir adamdır. | Open Subtitles | سوف يشد مؤخرتك رغم أنه رجل طيب لأعرفك عليه |
| Bir Tanrı adamı olduğu için emekleri onu bazen insan ruhunun garip ve gizemli yerlerine götürürdü. | Open Subtitles | وبما أنه رجل دين فإن جهوده احيانا ما تصل به الى اسرار وخبايا نفوس البشر |
| Başkan çok zeki bir insan olmalı . | Open Subtitles | يبدو أن العمدة يحكم كل الأمور ، لابد أنه رجل عبقرى |
| İyi bir adamdı. - Kıymetini bilemediniz... | Open Subtitles | أنه رجل جيد أنا أعرف اللاعبين لم نقدر عليه |
| Bu sana bir çeşit teselli ise, O bir erkek. | Open Subtitles | أنه رجل اذا كان فى ذلك تخفيف عنك |
| Vay canına. Erkek olduğuna emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متأكدة أنه رجل ؟ |
| İyi birisi olduğunu, onu çok iyi tanımadığımı, bazen insanların kısa süreli de olsa birbirleri için çok önemli olduğunu. | Open Subtitles | أنه رجل جيد وأنا لم أعرف جيداً وأحيانا فد يعني شخص الكثير للآخر خلال فترة قصيرة |