| Kan kaybı endotoksik şoka neden olmuş olabilir. Ama daha fazla test yapmalıyım. | Open Subtitles | النزيف قد يقود إلى نومة فقر الدم لكن يجب أن أجري إختبارات أخرى |
| Ama önce bir telefon görüşmesi yapmalıyım. Bu çok iyi. | Open Subtitles | علي فقط أن أجري مكالمة هاتفية أولا. هذا جيد جدا. |
| Bir şeyler iç. Birkaç telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | تناولا شرابا، عليّ أن أجري مكالمة هاتفية |
| Yolun sonuna kadar koştum ve oraya varınca kasabanın sonuna kadar koşayım diye düşündüm. | Open Subtitles | لذا ركضت حتى نهاية الطريق وعندما وصلت هناك فكرت أن أجري حتى نهاية البلدة |
| Ya da ben koşayım, siz de bana taş atın. | Open Subtitles | أو بإمكاني أن أجري وأنتم ترمون الحجارة علي |
| Ama patronum beni göremez. Başka bir iş görüşmesi yapıyorum. | Open Subtitles | ولكن يجب ألا يراني مديري أن أجري مقابلة لعمل آخر |
| Ne kadar yayıldığını görmek için, kemik taraması yapmalıyım. | Open Subtitles | مازلت أريد أن أجري فحص على العظام حتى أعرف مدى انتشاره |
| Bir telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | الرقم واحد عليّ أن أجري إتصالا عاجلا أتصل على أمي |
| Yetişkinlere mahsus bir telefon konuşması yapmalıyım. | Open Subtitles | أخرجوا من المنزل يا أطفال يجب أن أجري مكالمة للبالغين |
| Bir çok telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أجري الكثير من المكالمات الهاتفية |
| Ayrıca dövüşten önce bir değişiklik yapmalıyım. | Open Subtitles | وأريد أن أجري هذا التغيير قبل المباراة |
| Bir telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أجري إتصالاً |
| Birkaç telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أجري بعض المكالمات |
| Bir telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | يجب علي أن أجري مكالمه |
| Bir telefon görüşmesi yapmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أجري اتصالاً هاتفياً |
| Yaşamamı veya ölmemi siklemeyen Chicago'daki pezevenkler için mi koşayım? | Open Subtitles | منأجلهؤلاءالأوغادفي"شيكاغو " الذين لا يهتمون بحياتي إذاً تريد مني أن أجري ؟ منأجلهؤلاءالأوغادفي"شيكاغو " |
| Greenbow Bölgesini boydan boya koşayım dedim. | Open Subtitles | (فكرت أن أجري عبر مقاطعة (جرين بو |
| Birkaç telefon görüşmesi yapmam gerek. Ama bunu sabahtan önce yapamam. Üzgünüm. | Open Subtitles | عليّ أن أجري بعض المكالمات الهاتفية لكن لا يمكنني القيام بذلك قبل الصباح , لذا أنا آسف |