| Demir Adam Zırhı'nı teslim etmem, kendimi teslim etmem demektir. Bu kölelikle veya baktığınız açıya göre fahişelikle eş anlamlıdır. | Open Subtitles | أن أسلم البذلة يعني بأن أسلم نفسي و هذا لا يخدم الهدف أو الأمر المعتمد عليه |
| Bordromu teslim etmem lazım. 10 dakika sürer. | Open Subtitles | علي أن أسلم مُسَّيرَات الرواتب خلال 10 دقائق |
| Sadece oğluma merhaba demek istiyorum hepsi bu. | Open Subtitles | أريد أن أسلم علي إبني، هذا كل ما في الامر. |
| Buluşmamızdan önce Debra'ya merhaba demek istedim. | Open Subtitles | فكرت أن أسلم على (ديبرا) قبل الذهاب الى لقائنا |
| Evet, bunu teslim etmeliyim. | Open Subtitles | أجل، ينبغي أن أسلم هذه |
| Evet, bunu teslim etmeliyim. | Open Subtitles | أجل، ينبغي أن أسلم هذه |
| Ama ajan olmak ve ülkemi korumak için o hayattan vazgeçtim. | Open Subtitles | و لكن لتكون جاسوس و لنحمي بلادنا وجب علي أن أسلم تلك الحياة |
| İçeride bir bağlantın olduğundan şüpheleniyordum, Fakat, bunu sana vermeliyim. | Open Subtitles | كنت أشك بأن لديك عميل بالداخل ولكن يجب أن أسلم ببراعتك |
| Geçmişte yumuşak kalpli patronum bir müşteri için sekiz top teslim etmemi söyledi. | Open Subtitles | قبل سنوات، رئيسي العطوف قال لي أن أسلم كوكايين إلى زبون. |
| Yani, bütün bunları orduya teslim etmem en azından yarın sabaha kadar vaktimi alacak. | Open Subtitles | أعني ، سيستلزم مني على الأقل حتى صباح الغد قبل أن أسلم هذا للجيش |
| Bir ödevi teslim etmem gerekiyor. | Open Subtitles | علي أن أسلم واجبي |
| Larry, bu gezici sergiyi duyduğunda... bunu size elden teslim etmem için çok ısrar etti. | Open Subtitles | حسناً عندما سمع عن المعرض المتجول أصر (لاري) أن أسلم هذه إليك بنفسي |
| Lucy'e merhaba demek istedim. | Open Subtitles | أردت فقط أن أسلم على لوسي |
| Sadece merhaba demek istiyorum. | Open Subtitles | أريد فقط أن أسلم عليها |
| Kelli'yi üsse götürüp yetkililere teslim etmeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أسلم (كيلي) إلى السلطات في القاعدة |
| Böylece ben de kendi hayatımdan vazgeçtim. | Open Subtitles | لذا قررت أن أسلم حياتي |
| Bu nedenle hemen istifamı vermeliyim. | Open Subtitles | لذلك، كما ترى، يجب أن أسلم إستقالتي فوراً |
| YaşIı adamı teslim etmemi istiyor. | Open Subtitles | يريدنى أن أسلم لهم الرجل |