| Her zaman kocamla böyle bir evde yaşamayı hayal etmişimdir ama sanırım hepsi geçmişte kaldı. | Open Subtitles | لقد حلمت دائما أن أعيش مع زوجى فى منزل كهذا ..ولكنى أعتقد ان كل هذا كان فى الماضى |
| Bu olayı açığa çıkaramazsam da bununla yaşamayı tercih ederim. | Open Subtitles | في حالة ,إن لم أكن واضحا أفضل أن أعيش مع هذا |
| Henüz evliliğe hazır değilim... ama bir göçmenle birlikte yaşayabilirim. | Open Subtitles | انا لست مستعدة للزواج بعد ولكني سأحب أن أعيش مع مهاجر |
| Arkadaşlarından birisi yaralanır ya da öldürülürse bununla yaşayabilirim. | Open Subtitles | اذا اصيب أو قتل احد أصدقاءك يمكنني أن أعيش مع هذا |
| Evde bir erkek olmadan asla yaşayamazdım. | Open Subtitles | أعرف أني لا أستطيع أن أعيش مع رجل هكذا في البيت |
| Tekrar bir araya gelirlerse, ikisinden biriyle birlikte yaşamam mümkün değil. | Open Subtitles | محال أن أعيش مع أي منهما لو انهم معا مرة أخرى |
| Bununla yaşamayı öğrendim çünkü ben bir polis eşiyim. | Open Subtitles | لقد تعلّمت أن أعيش مع ذلك . لأنّني زوجة شُرطي |
| Doğru ise, cinnetle yaşamayı tercih ederim. | Open Subtitles | إذا كان هذا صحيح أفضِل أن أعيش مع الجنون |
| Kaç yaşamı geride bıraktığımı bilmiyorum ancak şu anda, sadece annemle yaşamayı istiyordum. | Open Subtitles | لا أعرف ... كمسأعيشقبل أنأرحل لكني أردت فقط أن أعيش مع أمي في تلك اللحظة |
| Nasıl ama? Acı verici kararsızlıkta yaşamayı tercih ederim gibi. | Open Subtitles | أفضل أن أعيش مع الحيرة المؤلمة |
| Biriyle yaşamayı tercih ederim doğrusu. | Open Subtitles | في الواقع، أود أن أعيش مع شخص ما |
| Tamam madem öyle bununla yaşayabilirim | Open Subtitles | حسنا، إذا قبل عملية الإزالة ، يمكن أن أعيش مع ذلك. |
| Görevimden cayarsam nasıl yaşayabilirim ki? | Open Subtitles | كيف يمكن أن أعيش مع نفسي إذا تخليتُ عن واجبي؟ |
| İnsanların bana içerlenmesiyle yaşayabilirim, sorun olmaz. | Open Subtitles | استطيع أن أعيش مع ناس يكرهونني لا بأس بذلك |
| Gözlük bana ana hatları gösteriyor. Bununla yaşayabilirim. | Open Subtitles | تظهر النظارات لي الخطوط العريضة أستطيع أن أعيش مع ذلك |
| Bir kaç aylığına kız kardeşimle yaşayabilirim. | Open Subtitles | يمكنني أن أعيش مع أختي لبضعة أشهر |
| Sorumlu olduğum şeyi bilerek yaşayamazdım." | Open Subtitles | لا أستطيع أن أعيش مع نفسي بعد معرفة ما كنت مسؤولا عن |
| Sorumlu olduğum şeyi bilerek yaşayamazdım." | Open Subtitles | لا أستطيع أن أعيش مع نفسي بعد معرفة ما كنت مسؤولا عن |
| Yani, o şeyleri yaptığıma en ufak bir ihtimal bile varsa bu insanlara zarar verebilirdi, ben bununla yaşayamazdım. | Open Subtitles | أعني , حتى و إن كان هناك أدنى فرصة أنني قمت بتلك الأمور , تعلمين تلك التي تضرّ النّاس , فإنني لن أستطيع أن أعيش مع ذلك |
| Bazen, bir kadınla birlikte yaşamam gerektiğini düşünüyorum. İnanmıyorum. | Open Subtitles | أحيانا أعتقد أنني من الأفضل أن أعيش مع امرأة |