| Dave, sana banka hesabını açıklayamam. Diğer şeyleri açıklayabilirim. | Open Subtitles | ديف ، لا أستطيع أن أوضح أمر الحساب المصرفى و لكن يمكننى أن أوضح بقية الأمور |
| Lana, üzgünüm. Anne, bekle, açıklayabilirim. | Open Subtitles | آسف جداً يا أمّي، يمكنني أن أوضح هذا يمكننا أن نحل هذا الخلاف |
| Senin için iyice açıklayayım; | Open Subtitles | أريد أن أوضح لك شيئا |
| Seni savunmama izin vermenin sana nasıl bir fayda sağlayacağını anlatmak istiyorum. | Open Subtitles | أود أن أوضح لك ما هو الشئ المثير للإهتمام لكي تسمح لي |
| Ben daha önce size asılmadığıma açıklık getirmek istedim, asla böyle birşey yapmadım. | Open Subtitles | لكنني فقط أردت أن أوضح بأنني لم أكن أحاول التقرب منك في ذلك الوقت، ولن أفعل ذلك أبداً. |
| -Bu konuyu netleştirmek istiyorum. -Pekala, koymuyoruz. | Open Subtitles | ـ أود أن أوضح هذا لكم ـ كلا، لن نفعل ذلك |
| Sanırım yanlış bir izlenim verdim ve bir şeyi açıklığa kavuşturmak istiyorum. | Open Subtitles | أظنأننيتركتالانطباعالخاطئهنا, و أريد أن أوضح أمراً |
| Baba, açıklayabilirim ama vaktim yok. | Open Subtitles | أبي، يمكن أن أوضح لك، ولكن ليس لديّ وقت. |
| açıklayabilirim. Düşündüğün gibi değil. | Open Subtitles | يمكنني أن أوضح الأمر حبيبتي،إنه ليس كما تعتقدين |
| Dave, banka hesabını açıklayamam. - Diğer şeyleri açıklayabilirim. | Open Subtitles | ديف ، لا أستطيع أن أوضح أمر الحساب المصرفى و لكن يمكننى أن أوضح بقية الأمور |
| Buluşma ayarlarsak, her şeyi sana açıklayabilirim. | Open Subtitles | إن اجتمعنا، بعد ذلك يمكنني أن أوضح لك كل شيء |
| Burada, ufak bir anlaşmazlığa düşmüş durumdayız, ama her şeyi açıklayabilirim. | Open Subtitles | ..لدينا سوء تفاهم بسيط هنا ولكن يمكنني أن أوضح لكم كل شيء |
| Sevdiğinle olmayabilirsin. Seni seviyorum bebeğim. Selam, açıklayabilirim. | Open Subtitles | جعلني أعتقد أنك لست مع حبك الحقيقي أحبك, بني أنا أنا أستطيع أن أوضح |
| Bir iki noktayı açıklayayım. | Open Subtitles | أود أن أوضح بعض الأشياء |
| - Daha açıklayayım mı? - Evet. | Open Subtitles | -هل تريدون مني أن أوضح الفكرة؟ |
| İzin verirseniz sebebini açıklayayım. | Open Subtitles | اسمح لي أن أوضح لك السبب |
| Selam sadece bir dakikanı alacağım ama olaya tekrar müdahale etmeni istiyorum. | Open Subtitles | مرحبـــاً, لدي ثانية فقط لكنني أريد أن أوضح الأمور لك مره آخرى |
| Ve bunu netleştirmek istiyorum, biz bunu tam bir matematik eğitimi olarak görmüyoruz. | TED | وأريد أن أوضح بجلاء، نحن لا نرى ذلك كمنهج تعليم رياضيات مكتمل |
| Bir konuya açıklık getirmek istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أريد أن أوضح أمراً فحسب ، حسناً ؟ |
| Bir şeye hemen açıklık getirmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أوضح شىء واحد الآن |
| Şimdi...şu konuyu netleştirmek istiyorum. | Open Subtitles | الآن ، أود أن أوضح هذا الجزء أولاً |
| Daisy, beni dinle. Sadece geçen geceyi açıklığa kavuşturmak istiyorum. | Open Subtitles | دايزي, أسمعي, أردت فقط أن أحاول أن أوضح اللغط الذي حصل البارحة |