| Yeşil ahizeyi kaldırman gerek, çünkü seninle konuşmalıyım... | Open Subtitles | أرفع السماعة الخضراء لأنى اريد أن اتحدث اليك |
| Shangla konuşmalıyım. Onu sevdiğimi söylemeliyim. | Open Subtitles | . ينبغى أن اتحدث إلى شانج . واخبره أنى أحبه |
| Bunun için kiminle konuşmam gerek? | Open Subtitles | من عليّ أن اتحدث إليه ليجعل هذا الأمر يحدث؟ |
| Carrie'yle özel olarak konuşmam gerek. | Open Subtitles | أنا آسف. يجب أن اتحدث مع كاري على انفراد. |
| - Bu toplantıda konuşmam sizi mutlu eder mi? | Open Subtitles | أتريدني أن اتحدث بهذا الجمع ؟ |
| Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim. | TED | وإذا كان أي منكم مهتم في ذلك ، فأني أحب أن اتحدث معكم. |
| Tanrım, çık dışarı ve uzaklaş. - Kardeşimle konuşmam lazım. | Open Subtitles | .يا إلهي, اخرج واذهب بعيدا .أريد أن اتحدث مع أخي |
| Leydi McKormick, sizinle Kyle hakkında konuşmak istemiştim. | Open Subtitles | McKormick سيدة كنت آمل أن اتحدث معك عن كايل. |
| Sorun değilse bu konuda konuşmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن اتحدث عن هذا الموضوع، إذا كان لابأس |
| - Babamla konuşmalıyım. Gidip onu görmek istiyorum. | Open Subtitles | ,أنا فخور بك يا مات أننى أريد أن اتحدث الى أبى |
| O mağarada gördüklerim hakkında sizinle konuşmalıyım. | Open Subtitles | أريد أن اتحدث إليك بشأن ما رأيته في هذا الكهف |
| Davan hakkında seninle konuşmalıyım. Doktor doktora? | Open Subtitles | يجب أن اتحدث إليك بشأن قضيتك من طبيب لطبيب؟ |
| Victor'la konuşmalıyım. Çok önemli. | Open Subtitles | لاكنني يجب أن اتحدث مع "فيكتور" بموضوع مهم جداً |
| Frank'le konuşmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن اتحدث مع فرانك لخمس دقائق |
| Biri hakkında konuşmam gerek. | Open Subtitles | لا يمكن تجنبها يجب أن اتحدث عن شخص |
| Önce Ajan Rice ile özel olarak konuşmam gerek. | Open Subtitles | بعد أن اتحدث مع وكيل رايس لوحدها. |
| Başka bir mesaj daha bırakmak falan istemiyorum. Gavin'la konuşmam gerek. | Open Subtitles | لا أريد أن اترك رسالة أريد أن اتحدث مع... |
| - Bu toplantıda konuşmam sizi mutlu eder mi? | Open Subtitles | أتريدني أن اتحدث بهذا الجمع ؟ |
| Onunla oğlumun eğitimi hakkında defalarca konuşmayı denedim. | Open Subtitles | لقد حاولتُ مراراً أن اتحدث معها عن تعليم ابني |
| Ama Vegas'a vardığımızda Colonel ile konuşmam lazım. | Open Subtitles | لكني يجب أن اتحدث مع العقيد عندما نصل الى فيجاس. |
| Hayır, sadece Don Pietro ile konuşmak istemiştim. | Open Subtitles | كلا، أردت فقط أن اتحدث مع الدون (بيترو)، لكن لا بأس |
| Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن اتحدث مجددا عن هذا الأمر |