| dikkat et baba yeni sekreterin önceliklerinin yerlerini değiştirebilir. | Open Subtitles | يستحسن أن تحذر أبي وإلا فإن مساعدتك الجديدة ستعيد ترتيب اولوياتك |
| Yuh amına koyayım, dikkat et de denize düşmesin. | Open Subtitles | اللعنة, عليك أن تحذر من أن تسقط من الباخرة |
| Eve kimi aldığına dikkat etmelisin. | Open Subtitles | يا رجل يجب عليك يجب أن تحذر من الأشخاص الذين تسمح لهم بدخول منزلك |
| Kendine dikkat etmelisin, Judah. Dizginleri bir ele alırsa, seni çok kötü zorlar. | Open Subtitles | يجب أن تحذر عندما تسيطر عليك ستقودك بمنتهي الشده |
| Salmadan önce herkesi uyarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تحذر أحداً قبل إطلاقها لقد كان فمي مفتوحاً |
| Dikkatli olsan iyi olur. Daha bugün neredeyse yakalıyorlardı seni | Open Subtitles | حَريّ بك أن تحذر كادوا يمسكونك اليوم |
| Ama fazla sağlamcı olmamalısın. | Open Subtitles | عليك أن تحذر |
| Bu yüzden kadının hikayesinden sakınmalısın. | Open Subtitles | لذا أنت يجب أن تحذر من قصة الإمرأة |
| Ama, zaman yolculuğu ile tarihi değiştirecek bütün bu şeyler çok dikkatli olman gerekir yahu! | Open Subtitles | حسناً, أخبرني, كل هذه الأشياء المتعلقة بتغيير التاريخ, بالسفر في الزمن... لابد أن تحذر منها. |
| Meksikalılar hakkında söylediklerine dikkat et. | Open Subtitles | من الأفضل لك أن تحذر مما تقوله عن المكسيكيين. |
| Üç yasaktan bahsetmişken Jiraiya Sensei'ye de dikkat et, tebane. | Open Subtitles | بذكر المحظورات الثلاثة، عليك أن تحذر من المُدرب جيرايا |
| dikkat et Pat, patlamak üzeresin. | Open Subtitles | الافضل لك أن تحذر, ربما لكمة مفاجأه |
| Çaresiz düşmana fazla baskı yapmamaya dikkat etmelisin. | Open Subtitles | عليك أن تحذر ألا تضيق الخناق على خصم يائس بشدة |
| dikkat etmelisin. | Open Subtitles | لذا عليك أن تحذر |
| Kırmızı ete dikkat etmelisin. | Open Subtitles | لا بُد أن تحذر اللحم الأحمر. |
| Gaz salmadan önce birilerini uyarmalısın. | Open Subtitles | لابد أن تحذر زميلك قبل أن تفعل هذا |
| - Sam'i uyarmalısın. | Open Subtitles | أريدك أن تحذر (سام) |
| Dikkatli olsan iyi olur. Vermont'ta da böyle dağıtırsan, soğuktan donarsın. | Open Subtitles | يجب أن عليك أن تحذر لو حصل لك ذلك في" فرمونت" ستتجمد في العراء |
| Dikkatli olsan iyi edersin! | Open Subtitles | يجدر بك أن تحذر |
| Ama fazla sağlamcı olmamalısın. | Open Subtitles | عليك أن تحذر |
| Ondan sakınmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تحذر منه . |
| Söylesene, zaman yolculuğu ile tarihi değiştirecek bütün bu şeyler çok dikkatli olman gerekirdi yahu! | Open Subtitles | حسناً, أخبرني, كل هذه الأشياء المتعلقة بتغيير التاريخ, بالسفر في الزمن... لابد عليك أن تحذر منها! |