| Anneme, babama veya Tish'e telefon etme. Saklanmalısın. | Open Subtitles | ولا تهاتف أبي ولا أمي ولا تيش يجب أن تختبئ |
| Anneme, babama veya Tish'e telefon etme. Saklanmalısın. | Open Subtitles | ولا تهاتف أبي ولا أمي ولا تيش يجب أن تختبئ |
| saklanın siz, saklanın. Lobiye mi? Bana bu şirketin hediye sertifikasını kardeşim vermişti. | Open Subtitles | من الأفضل أن تختبئ أخي أعطاني دعوة من هذه الشركة.. |
| Ve şimdi benimle burada saklanmak, ve sadece çocuğun teyzeler bulmak için nasıl bilmiyorum umuyoruz. | Open Subtitles | و الآن تريد أن تختبئ في الأسفل هنا معي و تتمنى فقط أن خالات الصبي لا تعلمن كيف يجدنك |
| Bundan bu odada oturarak saklanamazsın. | Open Subtitles | لا تستطيع أن تختبئ منه وأنت جالس في غرفة |
| O maço tavırlarının arkasına saklanabilirsin ama acı çekiyorsun ve ben nedenini biliyorum. | Open Subtitles | يمكنكَ أن تختبئ خلف تلك الواجهة الحديدية لكنكَ تعاني، و أنا أعرف لماذا |
| Korra, adayı terketmeni ve şimdilik saklanmanı istiyorum. | Open Subtitles | كورا)، أريدكِ أن تغادري هذه الجزيرة) و أن تختبئ للوقت الحالي |
| Saklanmalısın. Bu işi kaybedemem. | Open Subtitles | . يجب أن تختبئ . لا يمكن أن أخسر هذه الوظيفة |
| Seni kulübeye geri götürmeliyiz. Orada Saklanmalısın. | Open Subtitles | حيث يمكنك أن تختبئ هناك و تستجمع أفكارك |
| Saklanmalısın, hemen! | Open Subtitles | يجب أن تختبئ الآن! لقد فعلوا نفس الشئ من قبل. |
| Belki Saklanmalısın filan. | Open Subtitles | لا أعلم، ممكن أن تختبئ أو شئ مثل ذلك |
| Burada Saklanmalısın şimdi. | Open Subtitles | يجب أن تختبئ هنا الآن |
| Elliot, Saklanmalısın. | Open Subtitles | (إليوت),ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ (إليوت) يجب أن تختبئ |
| Bütün atlılar, okçular, arabalı askerler Süleyman'dan saklanın. | Open Subtitles | إننا نريد كل رجل و حصان و عربة أن تختبئ عن نظر " سليمان" |
| Çabuk saklanın. | Open Subtitles | يجب أن تختبئ بسرعة |
| Benden saklanmak istiyorsan daha az konuşmayı öğren. | Open Subtitles | إذا أرَدتَ أن تختبئ مِني، فتَعلَّم أن لا تُكثر مِن الكلام |
| Tek yaptığın o kıyafetin arkasına saklanmak. | Open Subtitles | أنت تحاول فقط أن تختبئ وراء تلك الجلباب البيضاء. |
| Unutma, kaçabilirsin ama saklanamazsın. | Open Subtitles | . تذكر يمكنك أن تهرب لكن لا يمكنك أن تختبئ |
| Kaçabilirsin ama saklanamazsın. | Open Subtitles | يمكنك أن تهرب و لكن لا يمكنك أن تختبئ |
| Eğer o 20 kişiden biriysen benzer etnik kimliğe sahip bir grubun içinde saklanabilirsin. | Open Subtitles | إذا كنت أحد هؤلاء العشرين يمكنك أن تختبئ في وسط جماعتك |
| Odamda saklanabilirsin. Babam işte olduğundan anlamaz. | Open Subtitles | يمكنك أن تختبئ بغرفتي لن يعرف أبي ذلك لأنه في العمل |
| Ama şimdi saklanmanı istiyorum. | Open Subtitles | ولكنني أريدك أن تختبئ الآن. |