ويكيبيديا

    "أن تدرك" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • fark etmeden
        
    • farkındasındır
        
    • farkındasın
        
    • farkında olmalısın
        
    Sorusunu yanıtlamakta tereddüt ettim, daha benim tereddütümü fark etmeden çalıştığı şirketi suçlamaya başladı. TED ترددت في الإجابة على سؤالها، وقبل أن تدرك لماذا ترددت، بدأت بإلقاء اللوم على الشركة التي تعمل فيها.
    Bu yüzden zamanınızı iyi kullanın, fark etmeden geçip gider. TED لذا استغل وقتك جيداً، سيمضي قبل أن تدرك.
    Sorun olmayacak Josh, fark etmeden döneceğiz. Open Subtitles سيكون الامر علي مايرام سنعود قبل أن تدرك
    Umarım, bu sırrı bilmenin getirdiği büyük sorumluluğun farkındasındır. Open Subtitles أرجو أن تدرك المسؤولية الكبيرة التي تحملها بمعرفة هذا السر
    İkili mücadele sırasında neler olabileceğin farkındasındır sanırım. Open Subtitles أتمنى أن تدرك ماستكون النتيجه إن تقاتلتما.
    Şuan, hayatını riske attığının farkındasın, değil mi? Open Subtitles الآن ، عليك أن تدرك كنت قد ستعمل لمخاطر حياتك و المدى ، أليس كذلك؟
    İşin üçkağıdı şu, herşeyden önce rüya gördüğünün farkında olmalısın. Open Subtitles و لكن الحيلة هي, أنه يجب عليك أن تدرك أنك تحلم أولا
    Bunların hepsi sona erecek ve fark etmeden eve dönmüş olacaksın. Open Subtitles هذا الشيء برمته سينتهي سريعاً و ستعود الى المنزل قبل أن تدرك ذلك
    Oyunu oynadığın zaman, sen daha fark etmeden bilgisayarını ele geçiriyor ve bilgisayarını da, bilirsin işte. Open Subtitles عندما تلعب اللعبة, يقوم البرنامج بالسيطرة على جهازك من غير أن تدرك ذلك إنه يجعل كومبيوترك ,انت تعلم
    fark etmeden senden yana olacaklar. Open Subtitles وقبل أن تدرك حتى أنّهم على جانبك ومن ثمّ تفعل هذا
    Beni yem olarak kullanabileceğini fark etmeden önce söylemiştin onu. Open Subtitles -ماذا؟ ! هذا قبل أن تدرك أنّه يمكنك إستخدامي كطعم.
    Belki kaçtığımı fark etmeden oraya varırım. Open Subtitles ربما يمكنني الوصول إلى هناك قبل أن تدرك أني قد هربت
    Sonra da fark etmeden bir de bakmışsın ki gerçekten dökülüyorlar. Open Subtitles دون أن تدرك ثم تلاحظ أن... كل أسنانك تساقطت...
    Umarım bir kadını öpmek konusunda ne kadar şanslı olduğunun farkındasındır. Open Subtitles أرجو أن تدرك كم كنت محظوظا كونك قبّلتَ امرأةً يوماً
    US, UK ilişkilerini Amerikan Devrimi zamanına getirdiğinin umarım farkındasındır Hunt. Open Subtitles هانت، وآمل أن تدرك أنك انتكاس العلاقات بين الولايات المتحدة والمملكة المتحدة إلى الثورة الأمريكية.
    Charles umarım birbirimize bağlı olmamızın geleceğimiz için ne kadar hayati önem taşıdığının farkındasındır. Open Subtitles أتمنى أن تدرك يا تشارلز, مدى أهمية تعهدنا لبعض في المستقبل.
    Çok iyi bir arkadaşın var, evlât. Umarım farkındasındır. Open Subtitles -لديك صديقة جيدة يا بنيّ، آمل أن تدرك هذا
    Ama ondan sonsuza kadar bir şeyler saklayamayacağının farkındasın, değil mi? Open Subtitles ولكن عليك أن تدرك أنك لا يمكن أن تبقي أشياء منها إلى الأبد، أليس كذلك؟
    Bunun imkansız olduğunun farkındasın. Open Subtitles يجب أن تدرك أن ما تفكّر فيه غير ممكن
    Gerçekleşen şey, her ne kadar karmaşık olsa da her ne kadar mücadele versen de bunun açığa çıkacağının farkında olmalısın. Open Subtitles أيّاً كان ما يجري وهو معقّد وأنت تنازعه عليك أن تدرك بأنّ هذه الأمور ستظهر للعيان
    Bu olayların tekrar yaşanacağının farkında olmalısın. Open Subtitles عليك أن تدرك أن هذا سيحدث مجددا ً

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد