| O zaman hangisinin aldığını bulmanı öneririm. | Open Subtitles | إذاً أقترح أن تكتشف أي منهم أخذه |
| Hayır. Gözden kaçan noktaları bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | لا أريدك أن تكتشف ما لا أستطيع إكتشافه. |
| Okulumuzda bir kafeterya olduğunu fark etmeden önce arkadaşlığımızı sağlamlaştırmalıyım. | Open Subtitles | إنني بحاجة لتوطيد الصداقة قبل أن تكتشف بأن لدينا كافيتيريا |
| Tetikçilerin geldiğini fark etmeden önce ne yapıyordunuz? | Open Subtitles | وماذاكنتتفعل.. قبل أن تكتشف أن الرجال المسلحين كانوا هناك ؟ |
| Ölüm raporu var, bulması olağan bir şey. | Open Subtitles | هناك سجل بموته لذا من الممكن لها أن تكتشف |
| Biliyorum bir terapist olarak kendine, bunun terapinin bir parçasi oldugunu ve benim sana asik olmamin geçmisimle nasil bir iliskisi oldugunu bulmaya çalisman gerektigini söylüyorsun.. | Open Subtitles | أعلم أنّه كمعالج أنت تخبر نفسك أنّه جزء من العلاج أن تكتشف لم أنا مغرمة بك و كيف يتصل هذا بماضيَّ و كل ذلك |
| Ama doğrusunu sen bulabilir ve tarifi kendin alabilir misin? | TED | ولكن يمكنك أن تكتشف الرقم الصحيح وتحصل على الوصفة بنفسك؟ |
| Babanın bu işin içinde olduğunu öğrenmek senin için zor olmalı. | Open Subtitles | بالتأكيد كان صعباً عليك أن تكتشف تورط والدك فى كل ذلك |
| Öyle olmadığını öğrenmek yeterince düş kırıklığı yaratıyor. Çocuklar işte. | Open Subtitles | إنّه لمن المُخيّب للأمل أن تكتشف أنّها سارقة. |
| Smith, bu adam hakkında ki herşeyi bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | (سميث ) أريدُك أن تكتشف لي كُل شيء عن هذا الرجل |
| Robert Wharton'la ilgili bulabildiğin her şeyi bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تكتشف ما تقدر عن (روبرت وورتين) |
| Senden Orion'un bunca yıldır nerede saklandığını bulmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكَ أن تكتشف أين كان (أورايون) مختبئاً خلال كلّ هذه السنوات |
| O, davanın seyrini değiştireceğini fark etmeden ifadesini almamız gerek o zaman. | Open Subtitles | إذاً، نحن بحاجة للحصول على إفادةٍ منها قبل أن تكتشف أن ذلك بإمكانهِ إسقاط القضية |
| Bu yüzüğü alanın ben olduğunu fark etmeden annene geri vermem lazım. | Open Subtitles | يجب على إعادة هذا الخاتم لأمك قبل أن تكتشف بأننى أنا من أخذته |
| Doğum sertifikasının sahte olduğunu fark etmeden önce 10 ya da 12 saatimiz var. | Open Subtitles | ربما 10 او 12 ساعات قبل أن تكتشف أن شهادة الميلاد مزيفه |
| Şu andan itibaren, polisin gelip cesedi bulması sadece an meselesi. | Open Subtitles | .. و في هذا الموقف ، مسألة وقت قبل أن تكتشف الشرطة الجثة |
| Şu andan itibaren, polisin gelip cesedi bulması sadece an meselesi. | Open Subtitles | .. و في هذا الموقف ، مسألة وقت قبل أن تكتشف الشرطة الجثة |
| Nereye gitmiş olabileceklerini bulmaya çalış. | Open Subtitles | ورَ ما إذا كان بإمكانكَ أن تكتشف مكان وجهتهم. |
| Kim olduğunu bulmaya çok yaklaştığını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنك اقتربت جداً أن تكتشف من كان هو. |
| Hu Li'nin kalıpları nerede tuttuğunu bulabilir misiniz? | Open Subtitles | هلّ بالإمكان أن تكتشف أين أبقى هو لي الصفائح؟ |
| Hu Li'nin kalıpları nerede tuttuğunu bulabilir misiniz? | Open Subtitles | هلّ بالإمكان أن تكتشف أين أبقى هو لي الصفائح؟ |
| Jake Ballard'ın Olivia Pope'la nasıl bir arkadaşlığı olduğunu öğrenmek istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تكتشف نوع العلاقة بين جايك بالارد وأوليفيا بوب. |
| Ama bu Cadılar Bayramı'nda bunların normal olmadığını öğrenmek üzereydi. | Open Subtitles | ..لكن في هذا الهالويين هي على وشك أن تكتشف أن كل شيء غير عادي إطلاقا |