| Sendikaya şikayet et. Bu oda, birinci önceliğiniz. | Open Subtitles | حل المشكلة مع مجموعتك كل ما أقوله هو أن هذه الغرفة أولويتكم الآن |
| Tüm söylediğim, şimdiki tüm önceliğiniz bu oda. | Open Subtitles | كل ما أقوله هو أن هذه الغرفة أولويتكم الآن |
| Lianne Sampson'ı öldüren kişiyi bulmak önceliğiniz. | Open Subtitles | إيجاد أياً كان من قتل (ليان سامبسون) هي أولويتكم الأولى |
| Tek önceliğiniz. | Open Subtitles | إنها أولويتكم الوحيدة |
| Eski ajan Rhodes'a gelince onun yerini bulmak birinci önceliğiniz. | Open Subtitles | بالنسبة للعميل السابق (رودز) إيجاد موقعه هو أولويتكم الأولى |
| İlk ve tek önceliğiniz Bay Proctor'ın sevkiyatı. | Open Subtitles | أولويتكم الأولى والوحيدة هي تسليمة السيد (بروكتر). |