| Bu korkak küçük şey: insanlar nükleer reaktörlerden örnek almanın saçma olduğunu çünkü bunun tehlikeli olduğunu ve tabii ki orada hiçbir şey yaşamadığını düşünürlerdi. | TED | هذا شيء غير تقليدي قليلاً : لم يعتاد الناس على التفكير ان كان الامر يستحق أخذ عينات من المفاعلات النووية لأنها كانت خطيرة، وبطبيعة الحال، لم يعش أي شئ هناك. |
| orada hiçbir şey bulamayacaksın. Ben oraya gitmiştim-- | Open Subtitles | لن تجد أي شئ هناك أنا كنت هناك |
| orada hiçbir şey bulamayacaksın. Ben oraya gitmiştim-- | Open Subtitles | لن تجد أي شئ هناك أنا كنت هناك |
| Alıştılar, orada hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لقد تكيفت لكن لا يوجد أي شئ هناك |
| orada hiçbir şey yok. Ha siktir. | Open Subtitles | لا يوجد أي شئ هناك تباً |
| Dostum orada hiçbir şey yok! | Open Subtitles | ! لا يوجد أي شئ هناك يا صاح |