| Sadece, ihtiyacım olan "ben" zamanının keyfini çıkarıyorum. | Open Subtitles | لذلك فقد كنتُ أستمتع مع نفسي وقت إحتياجي لنفسي |
| Neden ihtiyacım olduğu hakkında söylediğin şeyi düşündüm. | Open Subtitles | كُنت أفكر بشأن ما قُلتيه ، عن إحتياجي لذلك |
| Biliyor musun, şu anda sana gerçekten çok ihtiyacım var. | Open Subtitles | تعلمين مدى إحتياجي لك في هذه الأثناء |
| İhtiyacım olduğunda daima yanımda. | Open Subtitles | هـو دائمـاً متواجـد وقـت إحتياجي |
| Fakat buna çok ihtiyacım olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | لكن أنت تعرف مدي إحتياجي لهم |
| Üçüncü bir memeye ne kadar ihtiyacım varsa yardımına da o kadar var. | Open Subtitles | إحتياجي لمُساعدتك كإحتياجي إلى ثدي ثالث ! |
| - İşte bu yüzden buna ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | -هذا سبب إحتياجي لهذا |