| Ve çocuklar geldiğinde, ellerinde halat veya başka bir şey olduğundan emin ol. | Open Subtitles | وعندما يعود الفتيان، إحرصي على أن يكون لديهم حبل أو شئ ما |
| Sadece onunla işin bittiğinde nabzının olduğundan emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على أن يكون فيه نبض عندما تنتهين منه. |
| Fotoğrafları kullandıklarına emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على أنهم يستسخدمون الصور |
| Onu 7.30 gibi uyuttuğuna emin ol. | Open Subtitles | -جيد إحرصي على أن تنام حوالي الساعة الـ7: 30 واقرئي لها كتاباً |
| Yivlerde hiçbir şey kalmadığından emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على تنظيف الأسنان جيداً |
| Sıkıca sardığından emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على إدخاله جيداً. |
| O yüzden, sonsuza dek anımsamak istediğin kişi Jason mı, emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على أن يكون (جايسن) الشاب الذي تريدين تذكره إلى الأبد |
| Annemi aramadıklarından emin ol. | Open Subtitles | فقط إحرصي على ألا يتصلوا بأمي |
| Bakmadıklarından emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على أن لا يختلسا النظر |
| Olası eşine DNA taraması yaptığından emin ol. | Open Subtitles | DNA إحرصي على فحص شريكك المحتمل |
| Tırnaklarını kestiğinden emin ol. | Open Subtitles | سأمسـك يـد (إيمـي) إحرصي على أنهـا ستقص أظـافرهـا |
| Doktorun nefes alabildiğinden emin ol. | Open Subtitles | -إنغريد)؟ ) إحرصي على أن تتنفس الدكتورة بنحو حسن |
| Riddle gelmeden odaya gizlendiğinden emin ol. | Open Subtitles | إحرصي على أن يتم إخفاؤه في غرفة الأسرّة (قبل أن يصل (ريدل |
| - Sadece şeyi anladığından emin ol yeter. | Open Subtitles | -فقط إحرصي على أن يفهم |
| "fırça izlerini gizlediğine emin ol " | Open Subtitles | إحرصي على إخفاء ضربات الفرش " |
| Bunların Duquan'ın eline geçtiğinden emin ol. | Open Subtitles | (إحرصي على تسليمها لـ(دوكان |
| LUTHER: Hepsini aldığından emin ol. PANDY: | Open Subtitles | إحرصي على جلب كل شيء) |