| Seni korkutmak istemem ama telefonuna Kayıkevi'ndeki garsonla senin romantik bir fotoğrafını koymuşlar. | Open Subtitles | لا اريدُ إخافتكِ لكن احدهم وضعَ صورةً رومنسية لكِ ولنادل مبنى القوارب في هاتفكِ |
| Bir fikrim yok. Seni korkutmak isteyen birisi mi? | Open Subtitles | أنـا مشوشة قليلاً هل هذا شخص ما يحاول إخافتكِ ؟ |
| Bak, özür dilerim. Seni korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | انظرى, أنا آسف، لم أقصد إخافتكِ |
| Bak Seni korkutmaya çalışmıyorum ben.. | Open Subtitles | اسمعي، أنا لا أحاول إخافتكِ .. أنا فقط أريد أن أتحدث فحسب |
| Seni ürkütmek istemedim. | Open Subtitles | أنا لا أقصد إخافتكِ |
| Seni korkutmak istediklerini sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أنهم كانوا يقصدون إخافتكِ |
| Seni korkutmak istememiştim anne. | Open Subtitles | أمي، أنا آسفة، لم أقصد إخافتكِ. |
| Özür dilerim. Seni korkutmak istemedim. | Open Subtitles | آسف, لم أقصد إخافتكِ |
| Özür dilerim. korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | آسف، لم أقصد إخافتكِ |
| Üzgünüm, seni korkutmak istemedim. | Open Subtitles | آسفة، لم أقصد إخافتكِ |
| Amacım seni korkutmak değil. | Open Subtitles | لا أقصد إخافتكِ |
| Özür dilerim, seni korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | آسف، لم أقصد إخافتكِ |
| Üzgünüm. Seni korkutmak istemedim. | Open Subtitles | آسف , لم أكن أقصد إخافتكِ |
| Üzgünüm, korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | آسف , لم أقصد إخافتكِ |
| Seni korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | لم اقصد إخافتكِ |
| Seni korkutmak istemem. | Open Subtitles | ، لأنني لا اريد إخافتكِ |
| Ben kızgındım, seni korkutmak istememiştim. | Open Subtitles | ... كنت غاضباً لم أكن أقصد إخافتكِ |
| Seni korkutmaya mı çalışıyor? İşe yarıyor mu? | Open Subtitles | هل تحاول إخافتكِ ، وهل نجحت بذلك ؟ |
| Seni korkutmaya çalışıyor. | Open Subtitles | إنه يحاول إخافتكِ |
| Pardon, seni ürkütmek istememiştim. | Open Subtitles | آسف، لم أقصد إخافتكِ. |
| Seni korkuttuğum için özür dilerim. Kalbim var. | Open Subtitles | أسف على إخافتكِ لدي قلب متعبّ |