Veri toplamak için birçok makine icat etmişti. | Open Subtitles | إخترعَ عِدّة أنواع من الأدوات لجَمْع البياناتِ. |
Altıncıda, budamayı icat etti, ve abaküsün nasıl çalıştığını anlayan az kişiden biri oldu. | Open Subtitles | في السادسه، إخترعَ التقليم وأصبحَ واحداً من قلة من الناسِ الذين فهموا حقاً عمل المعداد |
Shuman, 30 yaşına gelmeden önce, kırılmaz camı icat etti. | Open Subtitles | قبل أن يبلغ الثلاثين إخترعَ شومان زجاج الأمان |
İlk icat edilen silah | Open Subtitles | واحدة من أوّل الأسلحةِ الرجل إخترعَ |
Orta Çağ'da ve 1890'larda, olayı hızlandırmak için vibratörün icat edilişine kadar da kullanıldı. | Open Subtitles | وشُهِدَ عليه حتى العصور الوسطى، يعود إلى 1890 s، عندما الهزّاز إخترعَ. |
Dayton, Ohio'nun iki inanılmaz olayı vardır birincisi Wright kardeşler motor gücüyle çalışan ilk uçağı Dayton'da icat etmişlerdir ve ikincisi de Hang on Sloopy'in ilk kaydı Dayton'da yapılmıştır. | Open Subtitles | تَعْرفُ، في دايتون، أوهايو، حقيقتان مُدهِشتان، إخترعَ إلاخوةُ اول محرك طائرة ناجحة، والتسجيل الأول ، |
Bay Fogg "tekerlekli ayakkabılar" da icat etti. | Open Subtitles | السّيد فوج إخترعَ أحذية ويلي |
Baksana, bunu benim için icat etmişti. | Open Subtitles | انظر , لقد إخترعَ هذه لي |
Bunu başka biri icat etti ve bana verdi. | Open Subtitles | إخترعَ شخصٌ هذا وقد أعطاهُ لي |