| Son iki seneyi Amerika'nın devlet okulu sistemini incelemek ve öğelerine ayırmaya çalışmakla geçirdim, ya tamir etmek için ya da yenisiyle değiştirmek için. | TED | قضيت العامين الماضيين في محاولة لتفكيك نظام المدارس العامة الأمريكية، اما لاصلاحها او إستبدالها |
| Plasentayı alıp eve gelmiştik, sonra geri dönüp Meg'le değiştirmek zorunda kalmıştık. | Open Subtitles | لقد قطعنا نصف الطريق مع المشيمة ثم كان علينا العودة و إستبدالها بـ ميج .. النهاية |
| Ancak yenisiyle değiştirmek için tam bir yeniden yapılanmaya ihtiyacın olacak. | Open Subtitles | ولكن ستحتاجين إلى إعادة بناء كامل من شأن إستبدالها |
| Kopya kasetlerin değiştirilmiş olabileceğini iddia ederim. | Open Subtitles | أستطيع الجدل بأن النسخ تم إستبدالها |
| Ve değiştirilmiş cam olanlarla. | Open Subtitles | وقد تمّ إستبدالها... مما يبدو... لتكون زجاجية |
| Yani, üçlünün ayrılmaz parçası oldu, onun yerini asla dolduramam. | Open Subtitles | أعني, إنّها أصبحت جزء لا يتجزأ من الثلاثي, ولا يمكنني إستبدالها. |
| Anneleri değiştirmek istediğin zaman söylemen yeter. | Open Subtitles | يمكنكِ إستبدالها بأمي، في أي وقت. |
| Onlar, değiştirilmiş. | Open Subtitles | إستبدالها. |
| Sarah kızımın yerini dolduramam. | Open Subtitles | (سارة)، لا يمكنني إستبدالها. |