| Ortadaki şu parçayı, çeyrek milyona satın aldı. | Open Subtitles | تلك اللوحة في المنتصف إشترتها بـ250 ألف. |
| Ama dün gece iki kişilik uçak bileti satın aldı. | Open Subtitles | لكن من إثنان من آخر الأشياء التي إشترتها كانت تذاكر طائرة. |
| Valizdeki parmak izlerinden uçak biletine kadar her şeyi bilgisayarımı kullanarak satın aldı... | Open Subtitles | من البصمات التي على الحقيبة وحتى تذكرة الطائرة التي إشترتها بأستخدام كمبيوتري |
| Belki biri hediye olarak almıştı, fakat silah olarak kullanmak zorunda kaldı. | Open Subtitles | ربّما إحدى النساء إشترتها كهدية لكن إنتهت بإستخدامها كسلاح |
| Ben küçükken ablam bunu bana almıştı. Bu benim en kıymetli varlığım gibidir. | Open Subtitles | أختي إشترتها لي وأنا صغيرة ، سأحتفظ بها |
| Mittram Abbey. Ailem onu kraliyetten satın aldı. | Open Subtitles | كنيسة " ميترام " ، عائلتي إشترتها من ولى العهد |
| Yönetim onları satın aldı. | Open Subtitles | إشترتها الإدارة. |
| Bana bu takımı annen almıştı. | Open Subtitles | لقد إشترتها أمك لي |