| İlk radyasyon şok dalgasının, yaklaşık üç saat içerisinde olacağını tahmin ediyorum. | Open Subtitles | أنا أقدر أن تكون أول موجة إشعاعية في خلال 3 ساعات تقريباً |
| Rakshata'nın radyasyon dalgasını kullanmadıkları sürece imkansız. | Open Subtitles | هذا مستحيل ما لم يستخدموا موجات كهربائية أو موجات إشعاعية |
| Her tarafında radyasyon uyarıları var. | Open Subtitles | . بل مكتوب على جميع نواحيها تحذير مواد إشعاعية |
| Beyin tümörleri oluşturup sonra da onları radyoaktif madde içeren sentetik bir bileşimle tedavi etmeye çalışıyoruz. | Open Subtitles | نحن ننتج ورم دماغي ونعالجه بتركيبة مولفة بمرفقات إشعاعية |
| İyi haber şu ki, dükkânda radyoaktif bulaşan yokmuş. | Open Subtitles | هو أنّه لم تكن هناك أيّة نشاطات إشعاعية في المكان. |
| Dünya'nın günümüzden 10 kat daha radyoaktif olduğu çağlardan. | Open Subtitles | يعود لعصر كانت الأرض إشعاعية أكثر بـ10 مرات مما هي عليه اليوم |
| - Gemi güneşten gelen bir radyasyon patlamasıyla vurulmuş. | Open Subtitles | لقد تعرضت السفينة لضربة إشعاعية من الشمس |
| Pek çok nük'ten radyasyon izi alıyoruz. | Open Subtitles | نحن نتلقى توقيعات إشعاعية لعدة ضربات نووية |
| Çok sayıda nükleerden kalan radyasyon izleri algılıyoruz. | Open Subtitles | لقد حصلنا على عدة أثار إشعاعية لضربات نووية |
| radyolojik dağıtma cihazıyla Başkan Hanım, 40 blokluk bir alanı radyasyon bulutu yoluyla radyasyona maruz bırakabiliriz. | Open Subtitles | في الحقيقة إنه جهاز تفريق إشعاعي سيدتي الرئيسة، وقادر على تلويث حوالي 40 مربع سكني بغيمة إشعاعية كثيفة |
| Bir radyasyon izi bulmuşlar, yani ne taşıyorlarsa, ısınmış durumda. | Open Subtitles | سجلوا إشارة إشعاعية لذا أيًا كان ماينقلون فهو ساخن |
| Bu hipotezini test etmek için, yükseklere radyasyon dedektörleri çıkardı. | Open Subtitles | و ليختبِرَ فرضيتهُ حملَ كاشفات إشعاعية عالياً في السماء. |
| - Kaburganın tedavisine yardımcı olması için size bir radyasyon onkoloğu tavsiye edeceğim. | Open Subtitles | سأوصي بأخصائي أورام إشعاعية لعلاج وتحسين الضلع. |
| - Her bilgisayarın kendine ait radyoaktif imzası vardır bu ister dizüstü bilgisayar olsun, ister telefon, hatta saatinizin bile. | Open Subtitles | حتى الحواسيب لديها بصمة إشعاعية إن كان حاسوبك الشخصيّ، هاتفك الخلويّ أو حتّى ساعتك |
| Burada radyoaktif materyaller olduğunu tespit ettik. | Open Subtitles | من الأفضل أن نرحل لقد وجدنا مواد إشعاعية بالأسفل |
| Seni sevdiğimi biliyorsun ama bu günlerde resmen radyoaktif gibisin. | Open Subtitles | تعلمين أنني أحبك ولكنك إشعاعية هنا في الأيام الأخيرة |
| İyi haber şu ki kimse seni radyoaktif izotoplarla beslememiş gibi duruyorsun. | Open Subtitles | الخبر الجيد، لا يبدو أن أحدهم جعلك تتعرضين لأي نظائر إشعاعية |
| Çok büyük bir radyoaktif yayılma oluşturacaktır. | Open Subtitles | عندما تنفجر , ستولد .... مخلفات إشعاعية كافية |
| Veziko olup olmadığını görmek için bebeklere radyoaktif madde enjekte etmiş. | Open Subtitles | قام بحق حديثي الولادة بعوامل إشعاعية محفزة لكي يري إن كان لديهم انعكاس إحليلي - أثاره الفضول - |
| Bu da, 1.6 km karelik bir alanı kirletmek için yeterli radyolojik materyal demek. | Open Subtitles | هذه مواد إشعاعية كافية لتلويث نحو ميل مربع واحد |