| Bu benim yönlendirebileceğim bir itiraz değil, ama sanırım anlatmak istediğinizi anlattınız. | Open Subtitles | ذلك لَيسَ إعتراضاً الذي أنا يُمْكِنُ أَنْ أَحْكمَ على، لَكنَّك جَعلتَ نقطتَكَ. |
| İtiraz ediyorum. Bunu daha önce duyduk, Sayın Yargıç da dahil. | Open Subtitles | إعتراضاً على ذلك ؛ كما سمعنا كل شئ ؛ يا حضرة القاضي |
| İtiraz ediyorum Sayın Yargıç. Tartışmalı. | Open Subtitles | إعتراضاً على ذلك ؛ يا حضرة القاضي مثيرٌ للجدل |
| Sayın hakim, itirazda bulundum. | Open Subtitles | يا حضرة القاضي، أبديتُ إعتراضاً |
| -Sayın hakim, ben bir itirazda bulunmuştum. | Open Subtitles | يا حضرة القاضي، أبديتُ إعتراضاً |
| Bu açık, akıllıca ve iyi düşünülmüş bir itiraz. | Open Subtitles | هذا كان إعتراضاً ذكياً ولامعاً |
| İtiraz ediyorum, bu gerçek bir itiraz değil. | Open Subtitles | إعتراض ذلك ليس إعتراضاً حقيقياً |
| İtiraz ediyorum. | Open Subtitles | إعتراضاً على ذلك |