| Affedersiniz, Pardon. Bir ihtiyacın var mı diye bakmaya geldim. | Open Subtitles | إعذروني ، سامحوني أردت أن أرى إذا كنتِ تحتاجين شيئاً |
| Affedersiniz. Birazdan başlayacağız. Lütfen herkes otursun. | Open Subtitles | إعذروني, سيكون هنا في دقيقة, الجميع إجلسوا. |
| Müsaadenizle. | Open Subtitles | إعذروني. أراكِ لاحقاً يا عزيزتي. |
| Fısıldadığım için özür dilerim. | Open Subtitles | دوروثي. إعذروني لأني أهمس حاولي أن تخلقي إنطباع جيد |
| Afedersiniz, dayak yemeye hazır mısınız? | Open Subtitles | إعذروني هل أنتم مستعدين للضرب ؟ |
| - Bunun için biri bana para verdi. - Affedersiniz. | Open Subtitles | إعذروني انا من التحقيقات الفيدرالية |
| Affedersiniz. Bu 4 temmuzda dağıttıklarınız gibi, ...uydurma bir hikaye değil. | Open Subtitles | إعذروني, لكن هذه ليست قصّة مزيّفة |
| Affedersiniz, Affedersiniz, Affedersiniz, Affedersiniz. | Open Subtitles | إعذروني، إعذروني إعذروني، إعذروني |
| Aile dramasından uzak kalmayı tercih ederim. Affedersiniz. | Open Subtitles | .أحاول البقاء خارج الدراما .إعذروني |
| Affedersiniz, biraz hava alacağım. | Open Subtitles | إعذروني سأستنشق .. القليل من الهواء |
| Pardon arkadaşlar, benim güzel bir fikrim... | Open Subtitles | .. إعذروني يا رفاق ، لكن لدي هذه الفكرة الرائعة |
| Pardon beyler, içinizde Jeffrey Elles diye biri var mı? | Open Subtitles | - أكرهها. إعذروني يا ساده, هل أحد منكم جيفري إيليس? |
| Ugh. Yerliler huzursuz alıyorsanız. Pardon. | Open Subtitles | لقد بدأ الزبائنُ يقلقون إعذروني من فضلكم |
| Terli terli. - Görüşürüz Ed. Müsaadenizle çocuklar. | Open Subtitles | أراك لاحقاً " ايد " إعذروني شباب |
| Şimdi Müsaadenizle, toplantıdan önce Kaptan Henshawe'la görüşmeliyim. | Open Subtitles | و الآن ، إعذروني يجب ان أستشير الكابتن (هينشو) قبل إجتماعنا |
| Bu rahatsızlık için özür dilerim. Bir sonrakiler benden. | Open Subtitles | إعذروني على هذه المقاطعة، كأس الشراب التالية على حسابي. |
| Afedersiniz, ben ifademi değiştirmek istiyorum. | Open Subtitles | إعذروني ولكن احتاج أن أنكر شهادتي |
| - Şanslıyız ki ben diğer adamlar gibi değilim. - Affedersin? | Open Subtitles | لست بعض الرجال إعذروني |
| Sizleri önemsediğim için beni affedin ama sizler hayattaki en yakın dostlarımsınız ve hepinizin iyi olmasını istiyorum. | Open Subtitles | إسمعوا، إعذروني لأني أهتم لحالكم يا أصحاب و لكنكم أعز أصدقائي في هذا العالم و أريد فقط أن أتأكد أنكم ستكونون بخير |
| D ve ben çıkıyorduk. Bir saniye izin ver. | Open Subtitles | لكن هي وأنا أيضا إعتدنا على الخروج سوية إعذروني للحظة |
| Şimdi izin verirseniz gidip bu dandik şehirde fil dişi temizleyen iyi birini bulmalıyım. | Open Subtitles | و الأن إعذروني يجب على الذهاب للبحث عن ملمع عاج لا بأس به في هذه البلده البائسه |
| Jetimin gecikmesinin kusuruna bakmayın, daha yeni Kuzey Kore'den geldim. | Open Subtitles | إعذروني مازلت مضطربة بسبب رحلتي الجوية الطويلة، لقد نزلت للتو من على متن طائرة |
| Ben zor yoldan öğrenmiştim bunu. Bir saniye müsadenizi istiyorum. | Open Subtitles | حول الطاولة على أيه حال تعلمت هذا بالطريقة الصعبة إعذروني ثانية |
| Bütün gece oturup birbirini kesen abazanlarla dolu bir odadaki tek evli kadın olduğum için kusuruma bakmayın. | Open Subtitles | إعذروني على كوني المتزوجة الوحيده في مجموعه من المراهقين المهتاجين |