| Komiserim, Joshua Brown'ın duruşması için tanık ifadeleri gerekiyor. | Open Subtitles | النقيب، وأنا بحاجة إلى تلك إفادات الشهود للمحاكمة جوشوا براون. |
| -Elimizde bilim, görgü tanığı ifadeleri, kamera görüntüleri var ama biz hâlâ bir şey göremiyoruz. | Open Subtitles | الحقائق العلمية , إفادات الشهود و لقطات الكاميرا و لا زلنا نعجز عن رؤية الأمر |
| Bir devriye kattaki öğrencilerin ifadelerini alıyor, ve oda oda arama yapıyor. | Open Subtitles | جعلتُ دورية تأخذ إفادات من الطلاب المُحتفلين، وتقوم بتفتيش من غرفة لغرفة. |
| Tanıkların ifadelerini alın, ne gerekiyorsa yapın. | Open Subtitles | خذوا إفادات الشهود، قوموا بما يجب عليكم فعله. |
| Herkesin ifadesini alıyoruz. Şimdiye kadar kimse bir şüpheli bir şey göremiş. | Open Subtitles | لقد بدأنا بأخذ إفادات الجميع و حتى الآن لم يشاهد أحدهم شيئاً مثيراً للشبهات |
| Burada yedi ifade olması gerekirken altı tane var. | Open Subtitles | المفترض أن يكون لدي سبع إفادات الآن و هنا ستة إفادات فقط |
| Onun eski hocalarından ifadeler geldi. Onu tanıyanlardan gelen ifadeler. | Open Subtitles | .لدي إفادات من أساتذتها القانونيّين السابقين .إفادات من أشخاصٍ يعرفونها |
| Kayıt defterleri, şahitlerin ifadeleri. Ceza indiriminden yararlanmak için yapılan anlaşma da orada. | Open Subtitles | سجلاّت الأدلّة، إفادات الشهود، واتفاقات الالتماس موجودة أيضاً |
| Tanık ifadeleri, polis ve adli doktor raporları. | Open Subtitles | إفادات الشهود، تقارير الشرطة، تقرير الطبيب الشرعي. |
| - Şu anda tanık ifadeleri inceleniyor patron | Open Subtitles | أنا أراجع إفادات الشهود في هذه اللحظة أيّها الرئيس. |
| Elimde, olay yerindeki diğer polis memurlarının ifadeleri var. | Open Subtitles | لديّ إفادات من سائر الضباط الذين كانوا متواجدين |
| Diğer jüri üyelerinin yeminli ifadelerini alabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا أن نحصل على إفادات من المحلّفين الآخرين |
| Casey, polisler senin ve ekibinin ifadelerini alacaklar. | Open Subtitles | كيسي، الشرطة تريد أن تأخذ إفادات منك و ومن الرجال. |
| Bu mudur? Evet diğer 7 üyenin ifadelerini alana kadar budur! | Open Subtitles | أجل، حتى نحصل على إفادات الشهود السبعة الآخرين. |
| Nöbetçi subay arkadaşlarının ifadelerini yolladı. | Open Subtitles | طلبوا مني إفادات زملائك الملاحين |
| - Peki. Neden gidip cesedi bulan oyuncuların ifadesini almıyorsunuz? | Open Subtitles | وتحصلوا على إفادات الممثّلين الذين وجدوها؟ |
| Saldırının görgü tanıklarının ifadesini kontrol ettin mi? | Open Subtitles | حسناً , هل تفحصتى إفادات الشهود عن الحادث ؟ |
| Hepsinin ifadesini al. Ne söyledikleri umurumda değil. | Open Subtitles | أذهب و أحصل على إفادات كل واحد منهم. |
| Dedektifler diğer dört kişiden yazılı ifade aldıktan sonra savcı Elizabeth Lederer itiraflarını kayda almaya başladı. | Open Subtitles | بعد أن أخذ المحققون إفادات موقعة من الأربعة الآخرين قامت المدعية العامة اليزبيث ليدرير بتسجيل إعترافاتهم بالفيديو |
| Mahkeme sırasında finansörlerden yeminli ifade istenecek. | Open Subtitles | وفي هذه المحاكمة ستطلب المحكمة إفادات من مدينيه |
| İflasın resmi gerekçesini bu ifadeler belirleyecek. | Open Subtitles | إفادات ستشكل السرد الرسمي لتخاذله عن الدفع |
| Siz çocukları tanık ifadesi almaya götürün ve biraz kahve bulalım. | Open Subtitles | أمسِكي هذه أحصل على إفادات الأطفال الشّهود ودعنا نتناول بعض القهوة |
| Dedektifin tarafından olayı dinlemeden görgü tanıklarının ifadesine göre davranamayız. | Open Subtitles | بدون جانب المحققة من القصة سنضطر للإعتماد علي إفادات الشهود |