| Dansta tanıştık vesaire ama ben ciddiye aldım. | Open Subtitles | إلتقيت بها في حفل راقص و لكني أخذت الأمر على محمل الجد |
| İki yıl önce tanıştık, onun duygularıyla oynadım. | Open Subtitles | إلتقيت بها منذ سنتين, لكنّي قمت بمغازلتها قبل ذلك |
| Doğum günü partisinde tanıştık. | Open Subtitles | إلتقيت بها ذلك اليوم في حفل عيد ميلاد. |
| Paralar suyunu çekmişti ve dibe vurduğumu düşünüyordum sonra onunla tanıştım. | Open Subtitles | "نقودي نفذت، وظننت أنني إنتهيت." "حتّى إلتقيت بها." |
| Marshalsea'da iken onunla tanıştım. | Open Subtitles | إلتقيت بها حينما كنت في الـ(مارشلسي). |
| Onunla BM Model Programı'nda mı tanıştın? | Open Subtitles | إلتقيت بها أين في... نموذج برنامج الأمم المتحدة؟ |
| Sanırım geçen sene onunla bu zamanlarda tanışmıştım. | Open Subtitles | أعتقد إني إلتقيت بها في نفس هذا الوقت السنة الماضية |
| Derken birkaç sene sonra, Eddie Collecio'nun cenazesinde, ona rastladım. | Open Subtitles | بعد مرور عدة سنوات، في جنازة (إدي كوليكيو)، إلتقيت بها |
| Onu tanımıyorsun, kampta tanıştık. | Open Subtitles | لا تعرفها ، إلتقيت بها في مخيم |
| Dışarıda tanıştık. | Open Subtitles | إلتقيت بها بالخارج كيف لي أن اعرف ؟ |
| Az önce koridorda tanıştık. | Open Subtitles | لدق إلتقيت بها لتوي في البهو |
| Sığınma Evi'nde inceleme yaptığım sırada tanıştık. | Open Subtitles | لقد إلتقيت بها عندما بدأت التدقيق بحسابات (منزل المأوى). |
| Daha yeni tanıştık. | Open Subtitles | .لقد إلتقيت بها لتوي |
| Kütüphanede tanıştık. | Open Subtitles | إلتقيت بها في المكتبة |
| - onunla tanıştım. | Open Subtitles | -أجل، لقد إلتقيت بها. |
| Bence onunla piknikte tanıştın. | Open Subtitles | أعتقد أنّك إلتقيت بها في النزهة |
| Onunla daha önce tanıştın. | Open Subtitles | - لقد إلتقيت بها قبل الأن- |
| Onunla hastanede tanışmıştım. | Open Subtitles | لقد إلتقيت بها ذات مرة بالمستشفى. |
| Onunla, doktor arkadaşım Bianca Sillman vasıtasıyla Laguna Niguel'de tanışmıştım. | Open Subtitles | إلتقيت بها عن طريق صديقتي الطبيبة في لاقونا نيقال, (بيانكا سيلمان) |