| Ve O dedi ki: "Mısır'a döndüğünde sana verdiğim bütün mucizeleri kullan" Ve sonra Tanrı, Musa'ya dedi ki: "Firavuna git ve halkımı Mısır'dan çıkar." | Open Subtitles | وقال عندما تعود إلى مصر سو ف تظهر كل المعجزات التى منحتها أياك |
| Mısır'a gideceğim. | Open Subtitles | سأذهب إلى مصر تبا، انها ستعمل على أن تكون هناك لمدة شهر |
| Ona bu cenaze heykelinin onun son nefesini alacağını ve ruhunu Mısır'a götüreceğini söyledim. | Open Subtitles | قلت ان هذا التمثال الجنائزي سيأخذ نفسه الأخير ويحمل روحه إلى مصر |
| Sakindeniz adlı gemide, kuzey rüzgarlarının eşliğinde Güneş tanrısı Ra'nın ülkesi Mısır'a giden uzun yolculuk başladı | Open Subtitles | مصحوبة بالريح القطبية تبحر ناباديليس تبدأ رحلة طويلة إلى مصر أرض رع ، إله الشمس |
| Bırak onları Mısır'a, güvende olacakları arkadaşlarımın yanına götüreyim. | Open Subtitles | دعني آخذهم إلى مصر حيث سيكونوا بأمان وسط أصدقائي |
| İran, Suudi arabistan, Suriye, Ürdün, belki Mısır'a. | Open Subtitles | إيران والمملكة العربية السعودية ، الأردن ، سوريا ، وربما تصل إلى مصر. |
| Carol'la birlikte Mısır'a gidiyoruz. Sfenksleri görmeye. | Open Subtitles | كارول وأنا ذاهبان إلى مصر لرؤية أبو الهول |
| - Farklı kimliklerle Mısır'a Cezayir'e, Libya'ya ve Nijerya'ya gitmiş. | Open Subtitles | تحت هويات مختلفة، سافر إلى "مصر"، "الجزائر"، "ليبيا" و "النيجر" |
| Kardeşime şifa bulabilmek için şirin ama mumyalanmış bir adam olan Doktor Patmosis'i bulmaya Peru'ya değil Mısır'a gitmiştim. | Open Subtitles | لعلاج أختي ذهبت إلى مصر وليس بيرو للعثور على الطبيب باتموسس لكنه محنط |
| Bulduğu bir ipucunu kovalasınlar diye Mısır'a ajan gönderiyor. | Open Subtitles | ستسافر إلى مصر مع بعض العملاء لتحقق في دليل وجدته. |
| Ama, ben bir anda Mısır'a gidemem. | Open Subtitles | لا استطيع أن أوضب حقائبي وأنطلق إلى مصر بكل بساطة |
| Patiler Mısır'a doğru yol aldılar, olağanüstü maceralar diyarındaki parlak hazinelere, ama en önemlisi, bana, Büyük Babi'ye | Open Subtitles | ،وهكذا انطلقوا إلى مصر أرض للمغامرات الرائعة ،والكنوز اللامعة ولكن الأهم من ذلك أنا، بابي العظيم |
| Annem bir kazada öldükten sonra, babamla birlikte Mısır'a gezmeye gittik. | Open Subtitles | بعد وفاة أمي، ذهبت أنا و أبي للرحلة إلى مصر. |
| Galya'dan Mısır'a, İmparatorluğun dört bir yanında senin heykelin. | Open Subtitles | تماثيل لك عبر الإمبراطورية من الغال إلى مصر |
| Aurelius'un iyileştiği haberleri Mısır'a ulaşınca İmparatoriçe Faustine, Germania'da kocasıyla yüzleşeceğini anlamıştı. | Open Subtitles | مع وصول أنباء شفاء أوريليوس إلى مصر أدركت الامبراطورية فاوتسنا أنه يجب عليها ملاقاة زوجها في جيرمانيا |
| Mısır'a gittim. Mısırlı bir adama merhaba dedim. Bir öptüm, iki öptüm, üçüncüye gittim. O, üçüncüde yoktu. | TED | ذهبت إلى مصر , أردت أن ارحب برجل مصري , قبلته واحدة , اثنان . حاولت أن اقبله الثالثة , لم يتقبلها . |
| ÖIdürmeye çalıştığı çocuk Mısır'a götürülmüştü. | Open Subtitles | الطفل حاول أن يقتل أخذ إلى مصر |
| Bir rivayete göre, Mısır'a gitmiş. | Open Subtitles | وفقا لتقرير واحد ، ذهب إلى مصر. |
| Firavun'un Mısır'a dönmesinden yaklaşık bir yıl sonra | Open Subtitles | على أيّة حال , في حدود سنة "بعد أن عاد الفرعون إلى "مصر |
| 21 yaşındayken Mısır'a ve İsrail e gittim. | Open Subtitles | عندما كُنْتُ بال21 ذَهبتُ إلى مصر وإسرائيل - اوة - همم |