| Evrenin en korkulan şeylerinden birini yapmayı umuyor, bir kara delik.. | Open Subtitles | إنه يأمل في صُنع واحدة من أكثر الأشياء المخيقة في الكون ثقب أسود |
| Antilop için çok geç olana dek kendisini fark etmemesini umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل ألّا تكتشفه القطعان إلّا بعد فوات الأوان |
| Onun yerine karar vereceğimizi ve her şeyi kendi tarifimize göre uygulayacağımızı umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل أن نقرر هذا له نحن، حتى يأخذ الأمور بشكل قطعي. |
| Whispers ya da BPO hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalışıyor. | Open Subtitles | إنه يأمل في الحصول على مزيد من المعلومات عن "ويسبرز" و"ب ب و". |
| Whispers ya da BPO hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalışıyor. | Open Subtitles | إنه يأمل في الحصول على مزيد من المعلومات عن "ويسبرز" و"ب ب و". |
| Henüz değil. Ailesinden birinin yardımcı olabileceğini umuyor. | Open Subtitles | لا إنه يأمل ان يساعده احد في ذلك |
| Biraz ipucu bulmayı umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل أن يتم إنهاء مسألة هذه القضية |
| Onunla konuşmak için hazır olduğunuzu umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل أن تكون مستعداً للحديث معه |
| Onunla konuşmak için hazır olduğunuzu umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل أن تكون مستعداً للحديث معه |
| Seni kurtarabilmeyi umuyor. | Open Subtitles | إنه يأمل أن يتمكن من إنقاذك |