| Bunu yapmasına izin verirsem, muhtemelen kendisini öldürecek. | Open Subtitles | الاَن، إن تركته يفعلها على الأرجح سيقتل نفسه |
| Orada yalnız başına ölmesine izin verirsem annesi beni asla affetmez. | Open Subtitles | لن تسامحني أمّه إن تركته يموت هناك لوحده. |
| Bak, eğer onun o kadınla görüşmesine izin verirsem kadın onu yapmadığı bir şeyle kızını öldürmekle suçlayacak. | Open Subtitles | اسمعي، إن تركته يتحدث مع تلك المرأة، فستتهمه بقتل ابنتها. -وهو شيء لم يفعله . |
| Gitmesine izin verirsen, herşey çok daha kötü olacak. | Open Subtitles | إن تركته يذهب، سيكون الأمر أسوأ من السابق |
| Ve eğer izin verirsen de bundan faydalanacak yani arada bir onu bekletmek iyi olabilir. | Open Subtitles | وسيأخذ مصلحة منكِ إن تركته يفعل لذا، بين فترةٍ وأخرى جيدٌ أنت تجعليه ينتظر |
| Gitmesine izin verirsen, herşey çok daha kötü olacak. | Open Subtitles | -ليتو إن تركته يذهب، سيكون الأمر أسوأ من السابق |
| Yıkamasına izin verirsem itiraf edeceğini söyeldi. | Open Subtitles | قال أنه سيعترف إن تركته يغتسل |
| Gitmesine izin verirsen, diskin yerini söyleyeceğim. | Open Subtitles | إن تركته يذهب, سأخبرك بمكان القرص |
| Onun bana bunu yapmasına izin verirsen Mara'nın olabileceğinden çok daha kötü biri olursun. | Open Subtitles | . إن تركته يقوم بهذا لي ." ستكونين أكثر شكراً مما كانت عليه " مارا |
| Oğlumu haklı çıkarmaya çalışmıyorum ama izin verirsen herkes her şeyi yapar. | Open Subtitles | اسمعي، إني لا أتغاضى عن تصرفات ابني... ولكن يمكن لأي شخص فعل أي شيء إن تركته يفعل ذلك. |
| Eğer ona izin verirsen. | Open Subtitles | إن تركته يفعل ذلك |