| "tüm bu zamanı Emily Vanderbilt ile oynaşarak ziyan etmek zorunda kalmazdın!" | Open Subtitles | فعليك ألا تقضى كل هذا الوقت تلعب لعبة إيميلى فاندربت |
| Kese kağıdını kontrol eder misin, Emily Post? | Open Subtitles | لما لا تتحققين من الحقيبه الورقيه,إيميلى بوست؟ |
| Emily yine de yapmayacağını söylemişti. Ben de tokat atmıştım. | Open Subtitles | و لكن ظلت " إيميلى " تقول أنك لن ترسمنى ، فقمت بلطمها |
| - Emily ne öğrenmek istiyor biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف ماذا تريد " إيميلى " معرفته ؟ - ماذا ؟ |
| Sahte kimliklerin var Emily. Ayrıca doğum kontrol hapların da. | Open Subtitles | لديكِ هوية مُزورة , (إيميلى) , و حبوب منع الجمل. |
| Ama ya o dükkânda baba oğuldan sadece birini yakalarsak? Diğeri Emily'nin yanında kalırsa? | Open Subtitles | ولكن ماذا لو استطعنا القبض على واحد فقط منهما تاركين الآخر ومعه "إيميلى بارلو"؟ |
| İdam cezasıyla yargılanmamak karşılığında bize Emily Barlow'un yerini hemen şimdi söyleyeceksiniz. | Open Subtitles | وسوف نرفع عنك عقوبة الإعدام إذا أخبرتنا أين "إيميلى بارلو" الآن |
| Bay Hall, Ben ve Emily Barlow'un kaçırılmasına karıştığınızı biliyoruz. | Open Subtitles | سيد "هال"، نعرف أنك متورط فى عملية إختطاف "بين" و "إيميلى بارلو" |
| Emily, Heather, Lydia'nın havuzda bulduğu çocuk... | Open Subtitles | إيميلى"، "هيذر"، والشخص الذى وجدته "ليديا" عند حمام السباحة" |
| Emily, dün gece odamda olmadığımı biliyorlar. | Open Subtitles | إيميلى"، هم يعلمون بالفعل أنى" لم أكن فى مقصورتى ليلة أمس |
| Emily bunu sana bırakmamı istedi. Lorelei'nın eşyalarıymış. | Open Subtitles | إيميلى" ارادت أن أعطيكِ هذا" "كان لـ"لوريلاى |
| Emily Monroe Norton, amerika birleşik devletlerinin başkanının nişanlısı başkanın nişanlısı girmeden önce başkanın karısı olacak | Open Subtitles | (إيميلى مونرو نورتون) (إنها بنت أخت رئيس (الولايات المتحدة بنت أخت الرئيس ؟ من الممكن أن تصبح زوجة الرئيس |
| sana söylemek istemiyorum sonunda olacak şeylerin yolunu bayan Emily Norton gülkoncası değildi iyi bitmedi değilmi bitti ve daha sonra susie vardı o da bitti | Open Subtitles | الأمور تبين أننى لست فى حاجة بأن أخبرك (بأن الآنسة (إيميلى نورتون) ليست (روزبد الأمر لم ينته بطريقة جيدة ، أليس كذلك ؟ |
| Emily hakkında konuşabilirim Emily ile birlikte dans okuluna gidiyorduk memnundun | Open Subtitles | (أستطيع أن أخبرك عن (إيميلى (ذهبت إلى مدرسة الرقص مع (إيميلى لقد كنت رشيقاً |
| -bekleyebilir -bekleyemez bütün bunlar ne hakkında Emily hiçbir şey hakkında olmayabilir bulmak niyetindeyim | Open Subtitles | آلا يمكن الانتظار - لا ، لا يمكن الانتظار - ماذا عن تلك الرسالة (إيميلى) ؟ - ربما الأمر لا يستحق الاهتمام مطلقاً - |
| - Emily! - Haydi yeter artık. Çık bakalım. | Open Subtitles | (ـ (إيميلى ـ هيا بنا، حان وقت الخروج يا عزيزتى |
| Yazarken bunu giyerim. Bu Emily'nin değil. | Open Subtitles | لا, أنا أكتب و أنا أرتديه (هذا ليس لـ (إيميلى |
| Emily 15 yaşından beri anahtarını kullanmadı. | Open Subtitles | (إيميلى) لم تستخدم مفاتيحها منذ أن كان عندها 15 عاما |
| Burada olmamın nedeni Emily ile barışmak değil. | Open Subtitles | سارة) انا لست هنا - -, أنا لست هنا لكى) أصالح (إيميلى) ثانية |
| Paramı Kristen'a yatırıyorum. O Emiliy'i mahveder. | Open Subtitles | سأراهن على (كريستين) ستقوم بهزيمة (إيميلى) |
| Emilie'nin bir bardak şampanyayı geri çevirmeyeceğine eminim. | Open Subtitles | أنا متاكد أن (إيميلى)ا .تود كأسا ً من الخمر |