| Meğerse açık işletme madenciliği bizim düşündüğümüz şey değilmiş. Ama baktık ki iyi gidiyor, biz de yalana devam ettik. | Open Subtitles | "اتضح أنّ (الاستخراج "العاري") ليس كما حسبناه، ولكنه أفلح فأبقينا الكذبة مستمرة" |
| Meğerse dostumuz George buraya bir milyon dolardan fazla... | Open Subtitles | اتضح أنّ صديقنا (جورج) قد ضخّ أزيد من مليون دولار.. |
| Meğerse George bir milyon dolardan fazla parayı buraya aktarmış. | Open Subtitles | اتضح أنّ (جورج) قد ضخّ أزيد من مليون دولار |
| Anladık ki bazı şeylerin hayal dünyamızda kalması çok daha iyi. | Open Subtitles | "إلاّ أنّه اتضح أنّ بعض الأمور من الأجدر أن تترك للمخيّلة" |
| Anladık ki, hepimizin ihtiyacı olan birazcık, buymuş. | Open Subtitles | اتضح أنّ ما كان ينقصنا هو القليل من هذا |
| Ne yazık ki, kadının, babasının davasında savcı olduğu ortaya çıktı. | Open Subtitles | لسوء الحظ، اتضح أنّ هذه المرأة هي المدعية العامة، في قضية والده. |
| Ne yazık ki, kadının, babasının davasında savcı olduğu ortaya çıktı. | Open Subtitles | لسوء الحظ، اتضح أنّ هذه المرأة هي المدعية العامة، في قضية والده. |
| Ayırabileceğim birkaç gün iznim olduğu ortaya çıktı. | Open Subtitles | حسناً، لقد اتضح أنّ لدي بعض أيام الأجازات الباقية |
| Neal'ın boynuzları olan tek aranan adam olduğu ortaya çıktı. | Open Subtitles | اتضح أنّ (نيل) هو المفقود الوحيد بقرون لكم أن تتخيلوا |