| Ve bunu kanıtlamak için çaldığı dosyaya ihtiyacım var. | Open Subtitles | و انا بحاجة الى الملف الذي سرقه لكي اكون قادرا على اثبات ذلك |
| - Öyleyse sahte olacak. - bunu kanıtlamak zor olur. | Open Subtitles | اذن, سيكون تزويرا من الصعب اثبات ذلك |
| Moritou. Bunu kanıtlayabilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك اثبات ذلك يا (موريتو)؟ |
| Karen kimin aldığını da biliyor. Sadece polisler ispat edemiyor. | Open Subtitles | تعرف كارين من اخذه ايضاً لكن الشرطه لا تستطيع اثبات ذلك |
| Mahkemede bunu asla ispat edemezsin. | Open Subtitles | .لا يمكنك اثبات ذلك فى المحكمة |
| Şimdi tek yapmamız gereken bunu kanıtlamak ve senin şansına ben işimde bayağı iyiyimdir. | Open Subtitles | الآن كل ما علينا فعله هو اثبات ذلك. ومحظوظ بالنسبة لك... أنا جيد لعنة في وظيفتي. |
| Evet, ama bunu kanıtlamak o kadar kolay değil. | Open Subtitles | حسنا، لن يكون من السهل اثبات ذلك |
| Ama bunu kanıtlamak çok iddialı bir araştırma gerektiriyor. | Open Subtitles | لكن اثبات ذلك يتطلّب بحثًا شاقًا |
| Cucillo, bunu kanıtlamak çok zor. | Open Subtitles | من الصعب اثبات ذلك |
| Ama bunu kanıtlamak o kadar kolay olmayabilir. | Open Subtitles | ولكن ليس من السهل اثبات ذلك |
| İspat etmesi zor. | Open Subtitles | من الصعب اثبات ذلك |
| Yıllardır hile okulunu çalıştırıyor ama hiç ispat edemedik. | Open Subtitles | ولكننا لم نتمكن من اثبات ذلك |
| Asla ispat edilemedi. | Open Subtitles | و لم يتم اثبات ذلك ابداً |