| Tanrıya beni kurtarması için dua et ki, sana dünyadaki en iyi atı getireyim. | Open Subtitles | صلي للاله ان يحفظني، وسأجلب لك اجود خيول الارض |
| - Kendisi en iyi beyin cerrahlarımızdandır. - Onunla konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | ـ أحد اجود الجراحين لدينا ـ اريد انا تحدث اليه |
| Nehrin her damlası en iyi kalİTe sıcak erimiş çikolata | Open Subtitles | كل قطرة من هذا النهر ،مصنوعة من شوكولاتة ذائبة وساخنة ومن اجود اصناف الشوكولاته |
| Sonra gelip bana katılırsınız ve daha iyi bir hayatımız olur. | Open Subtitles | وعندها يمكنك الانضمام لي وسنحصل على اجود حياة |
| Doğa ananın en iyi katili, Bay Wint. | Open Subtitles | اجود ام قاتلة طبيعةِ سّيد وينت. |
| Dünyanın en iyi çellolarından biri. | Open Subtitles | انه واحد من اجود انواع التشيلو |
| 10,000 şişelik en iyi içkilerden oluşan kolleksiyon Easy Bölüğüne savaşın bittiği güne damgasını vurmasına yardımcı oldu. | Open Subtitles | هذه 10,000 زجاجه من اجود انواع الخمور نبيذ و شامبانيا تساعد كتيبة "ايزي" علي تحديد يوم انتهاء الحرب في "اوروبا" |
| Hayır, bu nedenle iyi kaliteli et alırsın | Open Subtitles | كلا فبهذه الطريقة تحصل علي لحم اجود |
| Burası da en iyi Tuscany üzümlerini ezdiğimiz yer. | Open Subtitles | وهنا نعصر اجود انواع العنب في تسكانا. |
| en iyisinden, Ho-Jon. | Open Subtitles | انه من اجود الانواع يا هوـجون. |