| Yüzlerce hasta ve personel burada rehin tutuluyor. | Open Subtitles | هنالك العديد من المرضى و العاملين يتم احتجازهم هنا |
| Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillerden oluşan bir kasabada iki adamımız rehin alınmış. | Open Subtitles | اثنان من رجالنا تم احتجازهم في قرية بالإضافة إلى المدنيين, بما فيهم نساء و أطفال. |
| Hemen hemen aynı zamanlarda, orada 544 gemicinin, birçoğu hemen Somali açıklarında, herkesin gözü önünde demirlemiş olan gemilerde rehin tutulduğunu keşfettim. | TED | وفي نفس الوقت تقريباً، اكتشفت أن هناك 544 من البحارة تم احتجازهم على متن سفن، في الغالب كانت راسية على السواحل الصومالية على مرأى من الجميع. |
| Süresiz alıkoyma sistemi... | Open Subtitles | نظام احتجازهم لأجل غير مسمّى... |
| Süresiz alıkoyma sistemi... | Open Subtitles | ...نظام احتجازهم لأجل غير مسمّى... |
| Herhangi bir suçlamada bulunmadan onları 72 saat içeride tutabilirim, niyetim de bu. | Open Subtitles | أستطيع احتجازهم لـ72 ساعة بدون توجيه تُهمٍ لهم، واعتزم القيام بذلك. |
| Fakat burada tutabilirim. | Open Subtitles | لكن يمكننى احتجازهم |
| Onları tutamıyorum! | Open Subtitles | لا أستطيع احتجازهم |
| Onları tutamıyorum!" | Open Subtitles | لا استطيع احتجازهم |
| Bizi rehin aldıklarında hamilelik testi yapmıştım. | Open Subtitles | أجريت اختبار الحمل يوم احتجازهم لنا |
| Onları bu yerde tutabilirim. Burada tutabilirim. | Open Subtitles | يمكننى احتجازهم هنا |
| Onları tutamıyorum! | Open Subtitles | -أعجز عن احتجازهم ! |