| Bir kese gümüşü, tüm aletlerimi ve karıma getirdiğim bir bileziği. | Open Subtitles | حقيبه من الفضه. و كل ادواتي. و سوار كنت احضرته لزوجتي. |
| aletlerimi de yanımda getirdim. Bir şeyler bozulmuştur dedim belki. | Open Subtitles | اعتقدت انه علي احضار ادواتي في اخر دقيقة |
| Elektrikli aletlerimi otele götürüp gürültü yapmadan duvarı kesemem. | Open Subtitles | لا استطيع سحب ادواتي للطاقة الى الفندق وبعدها اقطعها من الجدرات بدون ان اصدر ضجيجاً |
| Bunlar benim aletlerim ve benim istasyonumdu. | Open Subtitles | هذه المفروض ادواتي يا رجل هذا المتجر كان يجب ان يكون متجري |
| Normalde var, gibi, bir durumda benim tüm... küçük sahne kostümlerim, aletlerim ve biblolarım, ama... tamam,hayal gücünüzü kullanın, küçük bir parça bagaj gibi belki, o köpekleri bisküviyle vurur, ee, eğer sizdeyse, esrar çantanızdaysa | Open Subtitles | بالعادة تكون معي مثل حقيبة بها كل حاجياتي و ادواتي وغيرها لكن الأمر على ما يرام يمكنكم استخدام مخيلتكم |
| Eşyalarım temiz ve düzgün olsa iyi olur. | Open Subtitles | ادواتي من الأفضل أن تكون حادة ونظيف |
| - Eşyalarım yukarıda. | Open Subtitles | لقد بقيت ادواتي هناك ؟ |
| Onun ekipmanımı koklamasına bile müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أدع هذا الرجل يعرف أي شيء عن ادواتي بعد الآن |
| Lanet olası aletlerimi depodan almak istiyorum. | Open Subtitles | واريد ادواتي اللعينة من المستودع |
| - Pekala, benim aletlerimi kullanmak istiyor mu? | Open Subtitles | - هل سيستخدم ادواتي |
| aletlerim depoda. Onlara ihtiyacım var. | Open Subtitles | ادواتي في المستودع احتاجهم |
| - aletlerim. | Open Subtitles | ادواتي |
| Onlar benim Eşyalarım, dostum. | Open Subtitles | أنت. أنت! هذه ادواتي يارجل. |
| Benim yayın ekipmanımı nasıl ele geçirdin? | Open Subtitles | كيف حصلت على ادواتي الصوتيه المكبره؟ |