| Ortalığı kirletmek çok hoşuma gitti. Sanırım karanlık bir tarafım var. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ كثيراً في عمل الفوضى أعتقد بأنّ لدي جانب مظلم |
| Seninle shiatsu masajıyla ilgili konuşmak çok hoşuma gitti. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ بالحديث معكِ حول نظام التدليك ذلك. |
| Senaryo çok harikaydı bu yüzden ikisini de oynarken çok eğlendim. | Open Subtitles | كان النصّ رائعاً باستمرار، لذا استمتعتُ بتأدية كلا الشخصيّتين |
| Son dört haftada çok eğlendim. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ في الأسابيع الأربعة الماضية كثيرًا |
| Selam, çocuklar. Dün gece karnavaldaki ucube gösterinizi beğendim. | Open Subtitles | مرحباً يا رفاق، استمتعتُ بعرض المسوخ خاصتكم في المهرجان أمس. |
| Her neyse, bunu tamamen yabancı birinden öğrenince gerçekten çok eğlenceliydi. | Open Subtitles | على كل حال, فقد استمتعتُ باكتشاف ذلك من خلال أحد الغرباء! |
| Belki de ben seni terk ettim. Tatilimden gerçekten keyif aldım. | Open Subtitles | .لربما أنني أنا من تركتك لقد استمتعتُ حقا بإجازتي |
| İçkinizden sizin kadar zevk aldım, bayım. | Open Subtitles | استمتعتُ بالشراب كما استمتعتَ به يا سيدي. |
| Geçirdiğimiz seanslarda eğlenmiştim ama eminim klinik senin için en iyi bakımı sağlayacaktır. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ بجلساتنا العلاجية معاً لكنني واثقة بأنّ العيادة ستوفر لكَ أفضل عناية ممكنة |
| Banyo zeminine çamaşır suyu dökmek benim de çok hoşuma gitti. | Open Subtitles | وأنا كذلك استمتعتُ بسكب المبيّض على كامل أرضيّة الحمّام |
| Sanırım üçümüzün böyle takım olması o kadar hoşuma gitti ki bitmesini istemedim. | Open Subtitles | أظنّني استمتعتُ بكون ثلاثتنا فريق، لم أرغب بإنهاء ذلك. |
| Önceki çok hoşuma gitti, bu yüzden bir kez daha istedim. | Open Subtitles | حسناً، لقد استمتعتُ بالقبلات السابقة كثيراً، وأردتُ المزيد. |
| Orada hoşuma giden tek şeydi üstelik. | Open Subtitles | كان أحد الأمور القليلة التي استمتعتُ بها في ذلك المكان |
| Pekala, ben de sen eğlenirken seni izleyerek eğlendim. | Open Subtitles | حسناً، لقد استمتعتُ حقاً بمشاهدتكِ تمتّعينَ نفسكِ. |
| Ben bugün eğlendim. | Open Subtitles | -لقد استمتعتُ اليوم . -تناولتُ شريحةَ لحم. |
| Sam ile yıllardır eğlenmediğin kadar seninle 24 saatte eğlendim. | Open Subtitles | أعني لقد استمعتُ كثيراًً برفقتك خلال الساعات الـ24 الماضية أكثر مما استمتعتُ به برفقة (سام) خلال سنوات |
| Eğlenebildiğim kadar eğlendim. | Open Subtitles | استمتعتُ بما يكفي |
| Günaydın Chad. "Gemide Yaşam" haberini çok beğendim. | Open Subtitles | استمتعتُ فعلاً بالتقرير عن برنامج "العيش على متن السفينة" |
| Aslında beğendim. Çok güzeldi. | Open Subtitles | في الواقع قد استمتعتُ حقًا, كانت جميلة |
| Lütfen özür dilemeyin. Dün gece hayli eğlenceliydi. | Open Subtitles | رجاءً لا تعتذر لقد استمتعتُ بنفسي للغايةِ |
| Bu kadar eğlenmeyeli uzun zaman olmuştu. Çok eğlenceliydi. | Open Subtitles | لقد مضت فترة منذ أن استمتعتُ هكذا مع الأطفال كان ممتعاً |
| Yazmaktan keyif aldım ama yeterince yalnız kaldığımı hissettim. | Open Subtitles | استمتعتُ بالكتابة لكني أشعر أني قصيت الكثير من الوقت لوحدي لحد الآن |
| Birlikte geçirdiğimiz her andan zevk aldım ve bunun için teşekkür ederim. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ بكل لحظة قضيناها معا و أنا أشكرك على هذا. |
| Seninle çalışırken çok eğlenmiştim. | Open Subtitles | لقد استمتعتُ حقاً عندما عملنا معاً. |