| turquare@gmail. com Ancak zaman öğretebilir bize neyin gerçek ve neyin efsane olduğunu. | Open Subtitles | الوقت وحده هو من يستطيع أن يعلمنا ما هو حقيقي وما هو اسطوره |
| Bizi tekrar kandırırsan, çocuk çekeceğin acı Cehennem'de bile efsane olur! | Open Subtitles | اتجرينا الى الحفره مره اخرى ستكوني اسطوره في الجحيم الهديء |
| Hayali yaratıklardır. Kelt geçmişe ait bir efsane. | Open Subtitles | انهم يصدقون اسطوره من سكان بريطانيا القدماء |
| Max, sen bir efsanesin dostum. Kendinizi dışarı atın. | Open Subtitles | ماكس لقد كنت اسطوره ذات مره اهتم بنفسك اولاً |
| - Ne düşüneceğimi bilmiyorum. Umarım sadece bir efsanedir. | Open Subtitles | لا أدري و لكنى اتمنى ان تكون مجرد اسطوره |
| Siz benden, efsanevi canavarların varlığına inanmamı mı istiyorsunuz? | Open Subtitles | هل تريدين ان اصدق ان هذا الوحش من اسطوره |
| Büyük bir efsaneydin. Babam bütün maçlarını izlerdi. | Open Subtitles | انت تعلم , انك اسطوره , ابي اعتاد على مشاهدة جميع قتالاتك |
| Çünkü o bir efsane. Bu iz bırakacak. | Open Subtitles | لم يضرب الكره لانه اسطوره هذه ستترك علامه |
| Resmi olmayarak ise, Cameron'ın bir efsane olduğunu ve senin de MI6 tarafından inkar edildiğini söyledi. | Open Subtitles | عن عميل يسمى جون كاميرون بشكل غير رسمي اخبرني بان جون كاميرون كان اسطوره |
| O bir efsane aslında. Yüzde 10 olayı. | Open Subtitles | نعم هذه في الواقع اسطوره ان عشره بالمئه هى كل شيء |
| Babanın bir efsane olduğunu söylemiştin. Babam gerçekten efsaneydi. | Open Subtitles | تقول بأن اباك اسطوره ابى كان اسطورة |
| Babanın bir efsane olduğunu söylemiştin. Efsaneydi. | Open Subtitles | تقول بأن اباك اسطوره ابى كان اسطورة |
| Eski bir efsane vardır... ..Düzen Efendileri'nin yöntemlerine karşı olan bir grup Goa'uld ile ilgili. | Open Subtitles | هناك اسطوره قديمه... عنمجموعهمن الجواؤلدتعارضنظام اللوردات... |
| Bu yüzden büyük bir efsane oldu ama elbette rehber ararken efsane işe yaramıyor. | Open Subtitles | ...هذا جعلها اسطوره ...لكن هذه الاسطوره لا تساعد حقاً اذا انت بحثت في الدليل |
| efsane ha? Biz burda, orduyu şehrin önemli yerlerine konuşlandırmaktan bahsediyoruz | Open Subtitles | اسطوره لقد وصل الى المنطقه الحمراء |
| Hep bir efsane olduğunu düşünmüşümdür. | Open Subtitles | لقد اعتقدت دائماً أنها مجرد اسطوره |
| Elbette Robbie, sen efsanesin | Open Subtitles | - بالطبع يا "روبى" انت اسطوره اخر المتبقين |
| Simon resmen efsanesin. | Open Subtitles | سايمون نوعا ما اسطوره يقولون انه واحد |
| Mississippi'nin doğusundaki en büyük silah ustasıydı. Bir efsanedir. | Open Subtitles | هذا هو عظم صانع اسلحه في شرق المسيسبي انه اسطوره |
| Bu eski bir efsanedir. Umursamıyorum. | Open Subtitles | .إنها اسطوره قديمه .لا داعِ للقلق بشأنها |
| Gen haritası üzerinde gerçekten efsanevi çalışmalar yapıyordu. | Open Subtitles | حقاً ؟ انه اسطوره |
| Tanıştığımızda ben hiç kimseydim ama sen bir efsaneydin. | Open Subtitles | كنت لاشئ عندما التقينا لكن انت انت كنت اسطوره |
| İşte bu... Hayalet sürücünün efsanesidir... | Open Subtitles | فهو اسطوره من الشبح الدراج. |