Kaderimin ezikleri üzerime çektiğim olduğu gerçeğini kabul etmem gerekti. | Open Subtitles | من الواضح اننى قد اضطر إلى مواجهة المزيد فمن الواضح ان قدرى هو جذب الفاشلين |
Bu piç kurusunun beni buraya getirmesi için tekmeleyip bağırması gerekti. | Open Subtitles | اوتعلمين شيئاً هذا العاهرة اضطر إلى سحبي بالركل و الصراخ إلى هنا |
Gidip Gabe Amcanı görmesi gerekti. | Open Subtitles | (اضطر إلى الذهاب ويرى عمّك (غايب. |
İptal etmek zorunda kaldı. Geç saate kadar çalışacakmış. | Open Subtitles | لانه اضطر إلى إلغاء ذلك بسبب العمل الإضافي. |
Rautu'ya gitmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | أنه اضطر إلى أن تنفجر إلى Rautu. |
Joe onun boşluğunu doldurmak zorunda kaldı. | Open Subtitles | "جو" اضطر إلى انعاش فترة الركود. |
Açıkçası, ne yazık ki bunu iptal etmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} في الواقع، للأسف إنه اضطر إلى إلغاء ذلك. |