| Eh tamam, şimdi asıl Bons la tanıştın ve onun örtbas komploları ile. | Open Subtitles | و الآن عندما قابلت كتلة العظام انصب اهتمامك بالكامل على تعاون الوكالة الداخلي |
| Benim için oldukça zordu ve şimdi buradayım, ...suç mahallinde. | Open Subtitles | الأمر حتى أصبح أصعب الآن عندما عدت هنا، لمسرح الجريمةِ. |
| şimdi, ben masaya dokunduğum zaman annenle bayanlar tuvaletine gideceksin. | Open Subtitles | الآن, عندما أنقر على المنضدة تأخذين ابنتنا إلى غرفة الماكياج |
| Ve şimdi benim biraz desteğe ihtiyacım olduğunda, sen anne kozunu mu oynamaya karar verdin? | Open Subtitles | و الآن عندما احتجت بعض المساندة قررتي استخدام وظيفتك كأم؟ |
| Tam iş yapacağım sırada. | Open Subtitles | الآن عندما بدأنا نبلي جيداً. |
| Bir dakika önce kamera önündeyken içime düşecek gibiydin ama şimdi uzak duruyorsun. | Open Subtitles | قبل دقيقة من الآن عندما كنا نصور كنت مولعة بي, أما الآن فـلا |
| şimdi geriye baktığımda, nakil aslında işin en kolay kısmıydı. | TED | الآن عندما أنظر للوراء، أدرك بأن الزراعة كانت الجزء الأسهل من الأمر كله |
| şimdi, buna ilk baktığımda, bu birimi daha önce hiç duymamıştım. | TED | الآن, عندما نظرت الى هذا لأول مرة لم أكن سمعت بهذه الوحدة من قبل. |
| Ancak, şimdi aşkı evlilikte aradığımızdan, aldatma onu mahvediyor. | TED | لكن الآن عندما نبحث عن الحب في الزواج الخيانة الزوجية تدمّره |
| Zamanla, bir topoğraf olarak şimdi dolup taşan mahalleleri, bele gelen yaban otlarıyla doluyken haritalayarak iyi bir kariyer geliştirdi. | TED | مع الوقت، بنى حياة مهنية لامعة كمساح للأراضي، ورسم خرائط للأحياء الصاخبة الآن عندما كانوا مجرد أعشاب عالية متوسطة. |
| Evren bu noktadayken ufak dalgalanmalarla başlıyorsunuz, şimdi 4 kat daha küçük ve böylece gidiyor. | TED | لذا البداية من هذه التغيرات الطفيفة عندما كان الكون عند هذه النقطة الآن عندما كان حجمه ربع ما عليه الآن، وهلما جرا. |
| şimdi, size söylediğimde, iki çöl manzarası arasındaki noktaya bakmanızı isteyeceğim.. | TED | الآن عندما أخبركم .. عليكم أن تنظروا إلى النقطة بين مشهدي الصحراء |
| şimdi fark ettim de, bir kez bile durumunu dikkate almadım, anlamaya çalışmadım. | Open Subtitles | الآن عندما أُفَـكّر بالأمر، إنني لم أفكر أو أحاول أن أتفهم موقفها و لو لمرّة واحدة |
| şimdi size bakıyorum, yakışıklısınız. | Open Subtitles | أتعرف ، الآن عندما أنظر إليك أنت وسيم فعلا |
| "şimdi uzaklaşıyorum ya, oradayken bulunmak istediğimden..." | Open Subtitles | الآن عندما أصبحتُ بعيداً أتمنى لو أنني لا أزال هُناك |
| şimdi beğendiğim bir ayakkabı görünce iki çift alıyorum. 44 ve 45. | Open Subtitles | الآن عندما أرى أحذية أريدها فأنا أشترى زوجين مقاس عشرة ونصف والآخر أحدى عشر. |
| Bundan seneler sonra kızımız olduğunda ve kucağına zıplayıp, sana... | Open Subtitles | لسنوات من الآن عندما تقفز أبنتنا إلى حضك وتسألكِ |
| Bundan böyle, erkekler söz konusu olduğunda benden uzun ve zeki olanlara ve benden çok kazananlara şans tanıyacağım. | Open Subtitles | بدءاً من الآن عندما يتعلق الأمر بالرجال سأوافق فقط على شخص أطول مني و اذكى ويجنى اموال أكثر |
| şimdi ise 264 dolarım olduğunda şu çatıyı tamir ettireceğim. | Open Subtitles | الآن عندما يكون لدي 260 دولار سأصلح السقف |
| Tam iş yapacağım sırada. | Open Subtitles | الآن عندما بدأنا نبلي جيداً. |