| Ekip, Fosil üzerinde zehir kesesinin yerini tespit etmeye çalıştı. | Open Subtitles | تعرّف الفريق على ما اعتقدوه موقع كيس السم في الأحفورة |
| Fosil kayıtlarına göre bu insanlar hastalıkları yenmişti. | Open Subtitles | سجل الأحفورة يشير إلى أن هؤلاء الناس هزموا المرض |
| Ayrıca, bu fosilin kısa, basit tüylerle kaplı olduğunu ortaya koymuştur. | Open Subtitles | أظهرت الأحفورة أيضًا أن ريشًا بسيطًا قصيرًا كان يغطيه |
| Sahiden. Bir keresinde ben çalışırken Karbon tarihinin fosilleştiğini düşünmüştüm. | Open Subtitles | بالتأكيد ، ذات مرة فى العمل أعتقدت أن الأحفورة الكربونية.. |
| 2010 yılında, bu fosildeki tüylerin sadece izden ibaret olmadığı anlaşıldı. | Open Subtitles | في عام 2010، توصـَّلنا أنَّ تلك الريشات على هذه الأحفورة لم تكن مذهلة فحسب |
| Fosil arkadaşın Doug'ın arka bahçesine nasıl geldi? | Open Subtitles | كيف جاءت الأحفورة في فناء صديقك (دوغ) الخلفي؟ |
| Eğer bu Fosil yalanlar söylüyorsa memnuniyetle nehre atarım. | Open Subtitles | {\pos(190,230)} طالما تهمس هذه الأحفورة بالكذب، فسألقيها في اليم بكل سرور. |
| Evet. Bir keresinde işte karbon miktarıyla yaş ölçmenin fosilleştiğini düşünmüştüm... | Open Subtitles | بالتأكيد ، ذات مرة فى العمل أعتقدت أن الأحفورة الكربونية |
| Dişlerindeki kanallar kurbanına zehir vermek için kullanılıyordu. Ayrıca fosildeki zehir kesesinin yerini bile keşfetmişlerdi. | Open Subtitles | الشقوق الموجودة في أسنانها أستخدمت لتوصيل السـُّم إلى الضحية حتى فريق العمل تعرَّف ما يـُعتقد أن يكون موقع كيس السـُّم في الأحفورة |