Baskı gücüne dış dünyada bayağı ihtiyacın olmuştur. | Open Subtitles | لابد أن الأكراه كان ضرورة في العالم الخارجي |
Baskı rejimi söz konusu bile değildi. | Open Subtitles | لم يكن الأكراه هو الدافع الوحيد |
Kirova çileden çıkmıştı, Lissa da kıçımı kurtarıp Aziz Vladimir'de kalmamı sağlamak için Baskı gücünü kullanmıştı. | Open Subtitles | (كيروفا) غاضبة و(ليسا) تستخدم الأكراه لتنقذني أنه كأي يوم عادي في (سانت فلاديمير) |
Baskı gücün Kenneth üzerinde işe yaramaz. | Open Subtitles | الأكراه خاصتكِ لن يفلح مع (كينيث) |
Baskı gücünü Mia üstünde mi kullanacaksın? | Open Subtitles | هل ستمارسين الأكراه على (ميا) |
Baskı altında. | Open Subtitles | تحت الأكراه |